Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/3451 E. 2012/8908 K. 10.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3451
KARAR NO : 2012/8908
KARAR TARİHİ : 10.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni/sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın trafik kazası sonucu müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini ileri sürerek, bakiye 15.750,00 TL. tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, … poliçesi gereği ödeme yaptıklarını, sorumluluklarının kalmadığını ve davanın reddini savunmuş, diğer davalı vekili de kusuru kabul etmediklerini ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre; davalı … hakkındaki davanın reddine, davalı … hakkındaki davanın kısmen kabulü ile bakiye 2.250,00 TL. tazminatın 23.6.2004 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.nun 1301.maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; dava konusu kazaya ilişkin olarak davalı … … hakkında Dikkatsizlik ve Tedbirsizlik Sonucu Ölüme ve Yaralanmaya Sebebiyet suçu nedeniyle görülen kamu davasında Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/150-216 E/K. Sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporları ile mahkemece yargılama sırasında alınan raporlardaki kusur durumu yönünden meydana gelen çelişkiler giderilmediğinden dosya bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir.
Şöyle ki; dava konusu kazaya ilişkin olarak düzenlenen 11.4.2004 tarihli Kaza Tespit Tutanağı ile yukarıda belirtilen ceza dosyasından alınan 23.12.2004 ve 14.4.2006 tarihli Adli Tıp Kurumu raporlarında ve 09.6.2005 tarihli bilirkişi heyet raporunda davalı sürücünün olayda 2/8 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş olup, ceza yargılamasında alınan raporlar bu kusur oranı yönünden benzer nitelikte olmalarına karşın, mahkemece yargılama sırasında alınan 23.11.2007 tarihli bilirkişi raporu ile 07.4.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davalının olayda kusursuz olduğu belirtilmiş, 07.7.2008 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da karşı oy kullanan bilirkişi davalı sürücünün kusursuz olduğunu bildirmiş, bu heyette yer alan diğer bilirkişiler davalının 2/8 oranında kusurlu olduğunu belirtmişlerdir.
Bununla birlikte, mahkemece ceza mahkemesinde davalı …’in 2/8 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği ve ceza mahkemesi kararının kesinleştiği belirtilerek bu kusur oranına göre hüküm kurulmuş olmasına karşın, ceza mahkemesinin söz konusu hükmü kesinleşmiş olmayıp CMK.nun değişik 231/5.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmektedir.
O halde, mahkemece dosyanın 07.4.2009 tarihli son raporu düzenleyen bilirkişi kuruluna tevdii ile ceza dosyasından alınan raporlar ile yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte irdelenerek, raporlar arasında kusur durumu yönünden meydana gelen çelişkilerin duraksamaya yer vermeyecek şekilde giderilmesi yönünden, denetime elverişli ve gerekçeli yeni bir Ek rapor alındıktan sonra, Borçlar Kanununun 53.maddesi gereğince, hukuk hakiminin ceza dosyasındaki kusur oranı ile bağlı değil ise de ceza mahkemesinin maddi vakıaların tespitine dair kararının hukuk hakimini bağlayacağı ilkesi de göz önünde bulundurularak varılacak sonuca göre bir karar vermek, gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … …’e geri verilmesine 10.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.