Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/12858 E. 2012/5403 K. 30.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12858
KARAR NO : 2012/5403
KARAR TARİHİ : 30.04.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalıya kasko sigortalı olduğunu, tek taraflı meydana gelen kaza sonucu pert olduğunu, davalı sigortanın hasar bedelini ödemediğini iddia ederek ıslahla birlikte 58.000 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazanın sigortalı araç sürücüsünün 0.78 promil alkollü olması nedeniyle meydana geldiğini, Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5.5. Maddesi gereğince hasarın teminat dışı kaldığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın, münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmediği ve hasarın sigorta teminatı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 58.000 TL’nin 12.11.2010 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Kasko Sigortası Genel Şartları B.3.1.maddesi uyarınca, sigorta şirketi hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15
gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp, hasar ve tazminat miktarını tespit edip sigortalıya bildirmek zorundadır. Dolayısıyla, sigortalı araçtaki hasarın belirlenmesi bir incelemeyi gerektirmektedir. Bu nedenle, gerçek zararın tespitinden sonra sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. O halde, sigorta şirketinin ihbar tarihinden itibaren 15 gün sonrasında veya en erken ekspertiz raporu düzenleme tarihinde gerçek zararı öğrenerek tazmin yükümlülüğü doğduğu ve bu tarih itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü ile buna göre hüküm kurulması gerekir. Somut olayda, ekspertiz raporu 29.06.2010 tarihinde tanzim edilmiş olup mahkemece, taleple bağlı kalınarak davalı … şirketine gönderilen ihtarnamenin tebliği tarihinden bir gün sonra 30.06.2010 tarihinde temerrüdün gerçekleştiğinin kabulü ile bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken davanın açılmasından sonraki bir tarihin esas alınması doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1. bendindeki “12.11.2010“ ibaresi hükümden çıkarılarak yerine “30.06.2010” ibaresinin yazılmasına, aynı bentteki “Faiz başlangıcının 28.06.2010 olarak kabul edilmesine yönelik istemin reddine” ibarelerinin hükümden çıkarılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.