YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9787
KARAR NO : 2012/10183
KARAR TARİHİ : 27.09.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, … 1.İcra Müdürlüğü’nün 2008/16684 sayılı takip dosyasından 20.10.2008 tarihinde haczedilen menkullerin borçluya ait olduğunu, haczin borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapıldığını, haciz sırasında borçluya ait belgeler bulunduğunu 3.kişinin haciz adresindeki faaliyetine ödeme emri tebliğinden sonra başladığını, mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğunu ileri sürerek 3.kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3.kişi vekili, haciz adresinde müvekkilinin faaliyet gösterdiğini, mülkiyet karinesinin 3.kişi yararına olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, haciz tarihinde haciz adresinde 3.kişinin faaliyet gösterdiği, mahcuzlara ait faturaların resmi defterlerde kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, alacaklının İİK’nun 99.maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz, 20.10.2008 tarihinde, borçluya ödeme emri tebliğ edilen “… Cad., No:56/3 …/…” adresinde yapılmıştır. Haciz mahallinde borçlu şirkete ait
bir çok belge ele geçirilmiştir. O halde, İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karine aksinin davalı 3.kişi tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerekir. Davalı 3.kişi haciz adresindeki faaliyetine borcun doğumundan hatta takip tarihinden sonra başlamıştır. Davalının dayandığı borcun doğumundan sonraki tarihli adi nitelikli kira sözleşmesi ile haciz adresine dair elektrik, telefon faturası gibi belgeler tek başına karine aksini ispata yetmez. Kaldı ki, haciz adresinden 3.kişiden önce borçlunun 24.9.2008 tarihine kadar faaliyet gösterdiği, 3.kişinin ise 20.9.2008 tarihinde aynı adreste faaliyete başladığı vergi kayıtları ile ortadadır. Bu halde ise İİK’nun 44 ve BK 179.maddeleri uyarınca davalı 3.kişi ile borçlu arasındaki ilişki ticari işletme devri olarak nitelendirilebilir. İşletmeyi devralan 3.kişi işletmenin borçlarından da sorumlu bulunduğundan davanın reddi gerekirken aksi düşüncelerle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 27.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.