YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11587
KARAR NO : 2012/4255
KARAR TARİHİ : 09.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … ile…tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını davalı …’ya satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar,satışın gerçek olduğu gerekçesiyle davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, satış bedeli ile gerçek değer arasında bedel farkı bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİK.’nın 278/III-2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine göre davalılar … ile …’nun aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davanın kabulüne karar verilerek Muğla, …, 104 ada 51 parsel sayılı taşınmazda davalı …’ın 3/12 oranında hissedar olduğu ve tasarrufun bu kısma ilişkin yapıldığı halde, bu taşınmaza ilişkin 1/3 nispetinde iptal kararı verilmesi bozma nedenidir.
3-Tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malların tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir.
Hükme esas alınan 11/03/2010 tarihli bilirkişi raporunda 104 ada 51 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak davalı borçlunun maliki olduğu 3/12 oranındaki hissesini devrettiği nazara alınmadan 1/3 pay değerinin hesaplandığı ve harç hesabının bu miktar ile iptale konu 104 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 336/2400 payına isabet eden gerçek değeri toplamı üzerinden yapıldığı anlaşılmış ise de 104 ada 51 parsel sayılı taşınmazın 3/12 hissesine göre alınması gereken harç miktarı hatalıdır.
4-Hükmün taraflara yükletilen ödevlerin ve bahsedilen hakların hiçbir kuşku ve tereddütü gerektirmeyecek şekilde çok açık ve icra (infaz) edilebilir nitelikte olması gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde icra dosya numarası belirtilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya uygun değildir.
Ne var ki yukarıda 2 , 3 ve 4 numaralı bentlerde yazılı hususlar yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HMK.’nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ile …’nun sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “1/3” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “3/12” ibaresininin yazılmasına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan “1.263,00” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “1.051,52” yazılmasına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “her iki
tasarrufun davacının” kısmından sonra gelmek üzere “İstanbul 14. İcra Müdürlüğü’nün 2007/7096 esas sayılı takip dosyasındaki” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 9.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.