YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1982
KARAR NO : 2011/9725
KARAR TARİHİ : 22.12.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 133 ada 1 ve 6 parsel sayılı 6.319 ve 2.380 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, davalı …, 133 ada 2 parsel sayılı 1.678 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı ve müdahil …, 133 ada 7 parsel sayılı 2.216 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı ve müdahil … adlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, tapu kaydı ve irsen intikal iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında … ve …, 133 ada 1 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar hakkında irsen intikal iddiasına dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazların kök muris … oğlu … mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … vekili ile davalı/müdahiller … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazların tarafların ortak murisi … oğlu …’a ait tapu kaydının kapsamında kaldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ortak murisin ölümünden sonra mirasçılar arasında usulüne uygun bir taksim yapılıp yapılmadığı, taksim yapıldıysa çekişmeli taşınmazların kime isabet ettiği noktasında toplanmaktadır. Ne var ki mahkemece ortak muristen kalan başka taşınmazlar bulunup bulunmadığı, varsa kadastro sırasında nasıl bir işleme tabi tutuldukları araştırılmamış, soyut içerikli beyanlarla yetinilmiş, tespite aykırı sonuca varıldığı halde tüm tespit bilirkişileri dinlenmemiştir. Yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. O halde, doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının katılımı ile yeniden keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları ayrı ayrı dinlenilip bu şahıslardan çekişmeli taşınmazların ortak murisin ölümünden sonra taksime tabi tutulup tutulmadığı, taksime tabi tutulmuş ise kime isabet ettiği, davalı tarafa isabet etmiş ise diğer mirasçılara ne verildiği, taşınmaz verilmiş ise nereden verildiği ve diğer mirasçılara verilen taşınmazların akibetlerinin ne olduğu, taşınmazların kim tarafından ne kadar
zamandır kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı, ortak muristen intikal eden diğer taşınmazlar ile 133 ada 16, 17 ve 18 parsel sayılı taşınmazların onaylı tutanak suretleri getirtilip incelenmeli, mirasçılar arasında taksim yapılmadığının anlaşılması halinde mirasçılık ilişkisi devam ettiği süre zarfında, taşınmazlara zilyet eden mirasçılar yararına zilyetlikle iktisap hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmelidir. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.