Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/7927 E. 2012/10222 K. 27.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7927
KARAR NO : 2012/10222
KARAR TARİHİ : 27.09.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, … İcra Müdürlüğü’nün 2009/786 Takip sayılı dosyasından 19/3/2009 tarihinde haczedilen mahcuzların müvekkiline ait olduğunu, müvekkili ile borçlu arasındaki adi ortaklığın hacizden önce fesh edildiğini ve dava konusu mahcuzların müvekkiline bırakıldığını, adi ortaklığın fesh edildiği kabul edilmese bile adi ortaklığa ait malların BK 534. madde gereğince haczedilemeyeceğini belirterek istihkak iddiasının kabülü ile haczin kaldırılmasını, %40 tazminatın tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, dava konusu mahcuzlar borçlunun adresinde ve huzurunda haczedildiğinden İİK 97/a maddesindeki karinenin lehlerine olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, davacının haciz sırasında adi ortaklıktan bahsetmediğini belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın tahsilini istemiştir.
Borçlu, savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, tanık beyanlarına göre; dava konusu mahcuzların adi ortaklığa ait bulunduğu, adi ortaklığın haciz tarihinden önce sona erdiği ve davaya konu mahcuzların davacı 3. kişiye bırakıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu haczin kaldırılma-
sına, davacının tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir.
Somut olayda dava konusu 19.3.2009 tarihli haciz borçlunun huzurunda yapılmış ve mahcuzlara ait faturalar borçlu adına düzenlenmiştir. Bu durumda İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olup karine aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gereklidir. Davacı 3.kişi vekili dava dilekçesinde davacı ile davalı borçlu arasında adi ortaklık bulunduğunu hacizden önce adi ortaklığın feshedildiğini ve mahcuzların müvekkiline bırakıldığını iddia etmiş ise de bu husus yani adi ortaklığın varlığı ve feshi kesin ve güçlü delillerle ispatlanamadığı gibi dosya içerisinden vergi kayıtlarından davacı 3.kişinin hacizden sonra 3.4.2009 tarihinde haciz adresi dışında mermer işine başladığı 20.8.2010 tarihinde bu işi terk ettiği, davalı borçlunun ise 15.6.1999 tarihinden beri çay ocağı işleticiliğinden dolayı vergi mükellefi olduğu anlaşılmaktadır. O halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçeyle davanın kabulü isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 27.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.