Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/8624 E. 2010/7412 K. 13.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8624
KARAR NO : 2010/7412
KARAR TARİHİ : 13.12.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 108 ada 23, 24 ve 25 parsel sayılı 4.350,33, 4.107,56 ve 9.607,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadim kullanım ve kadastro komisyonu kararı ile mera olarak tespit edilmişlerdir. Davacı … ve arkadaşları, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin davacı … ve arkadaşları adlarına tesçillerine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davalı taşınmazların kadim mera olmadığı, davacı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların öncesinin kadim mera mı yoksa tarım arazisi mi olduğu hususundadır. Zirai bilirkişi tarafından çekişmeli taşınmazların üzerinde hububat anızı olduğu; ancak, taşınmazların sınırlarında merada bulunan otlardan mevcut olduğu, tarım arazilerine uzaklığı, etrafının tamamen mera olması ve erozyona açık olması nedeniyle mera olarak kullanılmasının uygun olduğu belirtmiş, keşifte dinlenen yerel bilirkişi, tespit bilirkişisi ve davacı tanıkları beyanı ile zirai bilirkişi raporu çeliştiği halde bu çelişki giderilmeden karar verilmiştir. Ayrıca, tespit bilirkişilerinin tamamı ile komşu köyden taraf tanıkları da dinlenilmemişlerdir. Yerel bilirkişi ve tespit bilirkişisinin zilyetliğin varlığına dair beyanları ile ziraatçı bilirkişisi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu da hazır olduğu halde keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında ziraat mühendisi kurulundan, arazinin niteliği, toprak yapısı, konusunda ayrıntılı ve gerekçeli bilgi alınmalı, taşınmazların nitelikleri kesin olarak saptanmalıdır. Taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, taşınmazların fotoğrafları çekilmeli, keşfi yapan hakim ve keşfe katılan fenni bilirkişi tarafından, fotoğrafların taşınmaza aidiyetinin saptanabilmesi ve denetlenebilmesi için gerekli önlemler alınmalı, fotoğraflar ile taşınmaz bölümleri arasında irtibat sağlayacak şekilde fenni bilirkişiden açıklamalı rapor istenilmelidir. Yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatıyla dinlenilip, aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Çekişmeli taşınmazların nitelikleri değerlendirilirken komşu parsellerin nitelikleri üzerinde durulması gerektiği de düşünülmelidir. Temyize gelmeyen davacı …’un dayandığı 02.06.1980 tarih 5 numaralı tapu kaydının dayanağı olan tescil ilamına konu 1975/168 Esas sayılı dosyada yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi beyanlarından da yararlanılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 13.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.