Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/8742 E. 2010/7428 K. 14.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8742
KARAR NO : 2010/7428
KARAR TARİHİ : 14.12.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 170 ada 29 parsel sayılı 57763.60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve ölü oldukları belirtilmek suretiyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 170 ada 29 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümün tespit malikleri ölmüş olanların mirasçıları adlarına iştirak halinde tesçiline, aynı rapor ve krokide (B) harfi ile gösterilen bölümün davacı Hazine adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, adlarına tesçil kararı verilenler lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın niteliği ile ilgili olarak ise 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, taşınmazın öncesinin orman olup olmadığı belirlenmemiş, zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresi yöntemince araştırılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak örnekleriyle dayanağı olan kayıt ve belgeler, orman tahdidine ilişkin tüm harita ve belgeler getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ile orman mühendisi veya orman yüksek mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu katılımıyla keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından, zilyetliğin sürdürülüşü ve süresi ile ilgili olarak taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncelerinin orman, mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliğiyle ilgili, orman mühendisi bilirkişi kurulundan ise taşınmazın öncesinin orman olup olmadığını tespit eder nitelikte bilimsel ve teknik verilere dayalı raporlar alınmalı, davalılar yönünden belgesiz olarak aynı çalışma alanı içinde taşınmaz iktisap edip etmedikleri sorularak miktar sınırlaması yönünden araştırma yapılmalı, teknik bilirkişilere
keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.