Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/3139 E. 2010/7496 K. 17.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3139
KARAR NO : 2010/7496
KARAR TARİHİ : 17.12.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 156 ada 205 parsel sayılı 11405,42 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, davalılar … ve … adlarına eşit paylarla, 156 ada 206 parsel sayılı 17903,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazların mera bütünlüğünü bozdukları iddiasına dayanarak mera niteliği ile sınırlandırılmaları istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi davalılar …, … ve … adlarına tesçillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tarım arazisi niteliğinde oldukları, 27.1.1941 tarih ve 565 sıra nolu tapu kaydının 156 ada 206 parsele uyduğu, 156 ada 205 parselin ise mera paftası kapsamında bulunmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece; tapu kayıtları yöntemince uygulanmamış, taşınmazların nitelikleri ile ilgili olarak usulüne uygun mera araştırması yapılmamış, zilyetliklerin sürdürülüş biçimleri ve çekişmeli taşınmazlar ile sınırlarında bulunan 156 ada 277 sayılı mera parseli arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı araştırılmamış, 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarının tesisinden itibaren tüm tedavülleri, oluşum belgeleri ve varsa haritaları, komşu taşınmazlar ile 156 ada 277 sayılı mera parselinin doğusunda bulunan ve Kağızman İlçesi kadastro çalışma alanı olarak gösterilen bölümdeki taşınmazların onaylı tutanak suretleri ve dayanağı olan belgeler ve tapu kayıtlarının kadastro sırasında revizyon görüp görmediği merciilerinden sorularak varsa revizyon gördüğü parsellere ait onaylı tutanak örnekleri, tutanakları kesinleşmiş ise tapu kayıtları getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında tapu kayıtları okunup, haritaları uygulanmalı, yoksa tapu kaydının sınırları mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, tapuların taşınmazları kapsayıp kapsamadığı kesin olarak belirlenmeli, tapu kayıtlarının taşınmazları kapsamadığının anlaşılması halinde dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazların niteliği, intikali, tasarrufu, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, süresi, taşınmazların öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, 156 ada 277 parselin mera olarak kesinleştiği anlaşılmakla anılan parselin eylemli olarak kadim mera olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bütünü çevreleyen parseller ile 156 ada 277 parselin doğu hududunda bulunan Kağızman ilçesi kadastro çalışma alanı olarak gösterilen bölümdeki taşınmazların mera parselini ne olarak okuduğu belirlenmeli, taşınmazların etrafında hükmen kesinleşen mera parseli varsa dava dosyalarının bu dava dosyası içine getirtilerek o dosyadaki araştırma ve incelemeden ve varılan sonuçlardan yararlanılmalı, keşfe katılacak teknik bilirkişiden kayıt uygulaması yanında, keşfi izlemeye, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye olanak verir, özellikle çekişmeli taşınmazların mera parselinden nasıl ayrıldıklarını yan görünüş krokisi ile gösterir rapor alınmalı, 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan; çekişmeli taşınmazların niteliklerini, eğimlerini, toprak yapılarını, bitki örtülerini, kullanım durumlarını, komşu mera parseli ile çekişmeli taşınmazlar arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını belirtir ve önceki ziraatçi bilirkişi raporunu da irdeler şekilde bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazların dört taraftan fotoğrafları çektirilmeli, taşınmazların nitelikleri konusunda komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde yapılacak mahkeme gözlemi keşif tutanağına geçirilmeli, çekişmeli taşınmazların nitelikleri değerlendirilirken komşu parsellerin nitelikleri üzerinde durulması gerektiği düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 17.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.