Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/7672 E. 2011/4464 K. 09.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7672
KARAR NO : 2011/4464
KARAR TARİHİ : 09.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların malik ve sürücüsü olduğu aracın tam kusuruyla karıştığı trafik kazası sonucu … ve …’ın vefat ettiğini, aracın kaza tarihinde geçerli bir zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmadığından, ölenlerin hak sahiplerine … tarafından toplam 8.073.00 TL tazminat ödendiğini, bu meblağın faiziyle birlikte rücuen tahsili için başlatılan ilâmsız icra takibinin, davalıların itirazı üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına ve %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … … vekili, müvekkilinin, aracını kazadan önce dava dışı şahsa haricen satarak teslim ettiğini, işleten olmadığını, kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı vasisi, duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı …’nın ödeme yaptığı …’ın kaza tarihinde 18 yaşını ikmal ettiği, herhangi bir sakatlığının olmadığı, öğrenim gördüğüne dair belge ibraz edilmediği, ölen anne ve babasının desteğine ihtiyaç duymadığı, yapılan ödemenin hukuksal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kaza tarihinde geçerli bir zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazasında ölenin hak sahibine ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı …, baba … … için 4.041.00 TL, anne … için 4.032.00 TL olmak üzere toplam 8.073 TL destekten yoksun kalma tazminatını oğulları … … ödemiştir. Taraflar arasındaki çekişme, davacı …’nın rücu hakkının bulunup bulunmadığı, kusur oranı ve tazminat miktarı noktalarında toplanmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ödeme yapılan …’ın kaza tarihi itibariyle 18 yaşını ikmal ettiği, anne babasının bakmakla yükümlü olmadığı, yükseköğrenimde okumadığı ve her hangi bir sakatlığının da bulunmadığı, destek ihtiyacının belgelenmesi halinde tazminat hesabı yapılacağı belirtilmiştir. Rapor, eksik incelemeye dayalı olup hüküm kurmaya elverişli değildir.
Rapordan sonra dosyaya sunulan Açık Öğretim Lisesi Müdürlüğü’nün 27.04.2010 tarihli yazısında, …’ın kaza tarihinde ve halen açık öğretim lisesi öğrencisi olduğu bildirilmiştir.
Bu durumda mahkemece, …’ın öğrenci olduğu, dolayısıyla anne ve babasının desteğine ihtiyacı bulunduğu gözetilerek, bilirkişiden ek rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 9.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.