YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10372
KARAR NO : 2011/2410
KARAR TARİHİ : 17.03.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Kula İcra Müdürlüğü’nün 2009/532 Esas sayılı dosyasında trafik kaydına 22.04.2009‘da haciz konulan … plaka sayılı aracın, üçüncü kişi tarafından noterde yapılan sözleşme ile 09.01.2009’da satın alındığını, mülkiyetin hacizden önce davacıya geçtiğini belirterek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın istihkak iddiasına ilişkin olduğunu, şikayet başvurusuna konu edilemeyeceğini, haczin araç kaydına göre yapıldığını, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın üçüncü kişi tarafından noterde düzenlenen sözleşme ile 09.01.2009’da satın aldığı, haczin konulduğu 22.04.2009’dan önce mülkiyetin üçüncü kişiye geçtiği, davalı alacaklının davanın açılmasına neden olmadığı“ gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
HUMK’nun 76. maddesi uyarınca hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup, onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir. Bu ilke ışığında uyuşmazlığın, 3. kişinin istihkak davasına ilişkin olduğunun kabulü ile İİK’nun 97/11. maddesi hükmünce, genel hükümler ve basit yargılama usulü uygulanarak, takip konusu alacak ile mahcuz malın değerinden hangisi az ise onun üzerinden, Harçlar Kanunu’na göre nispi karar ve ilam harcı alınması gerektiğinin dikkate alınmaması ve davanın da şikayet olarak nitelendirilmesi isabetli değildir.
Bununla birlikte yargılama sonucunda, “davanın kabulüne, haczin kaldırılmasına” biçiminde verilen karar, sonucu itibarı ile doğrudur. Öte yandan kamu düzeni ile ilgili hususlara aykırı davranılması aleyhe bozma yasağı kuralı kapsamı dışında kalır ve re’sen incelenebilir. Yargılama harçlarının noksan alınması da kamu düzenine ilişkin bir yanlışlık olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davalı alacaklı vekilinin yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının bendindeki “peşin harcın mahsubu ile bakiye 0,90.kuruş harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına” ibaresinin çıkartılarak yerine “391,50 .-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 13,10.-TL indirilerek kalan 378,40.-TL harcın davalı alacaklıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına” ibaresini yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 17.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.