Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/1928 E. 2011/2792 K. 29.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1928
KARAR NO : 2011/2792
KARAR TARİHİ : 29.03.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı-alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3. kişi vekili, Isparta 1. İcra Müdürlüğü’nün 2007/66 Esas, Seydişehir İcra Müdürlüğünün 2007/27 Talimat sayılı dosyasında 15.06.2007 tarihinde haczedilen 2 adet karo döküm makinasının müvekkili şirkete ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlunun adresinde ve huzurunda yapıldığını, davacı ile borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğunu, davacı tarafından sunulan fatura ve kira sözleşmesinin ispat için yeterli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; dava konusu mahcuzların borçlu şirket elinde kira ilişkisine dayalı olarak bulunduğunun ibraz edilen fatura ve bunu destekleyen özellikle tanık …’in beyanıyla anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacı 3.kişi tarafından İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış istihkak davasına ilişkindir.
Somut olayda 15.06.2007 tarihli haciz dava dışı borçlu şirketin tebligat adresinde ve şirket ortağı …’in huzurunda yapıldığından İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olup aksinin kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gereklidir. Mahkemece bu yöndeki tespit doğrudur. Ancak davacı tarafından sunulan dava konusu mahcuzlara ilişkin 15.12.2000 tarihli faturada mahcuzlara ait ayırt edici özellikler bulunmamaktadır. Yine davacı tarafından sunulan 15.04.2007 tarihli kira sözleşmesi takip konusu borcun doğumundan, ödeme emri tebliğinden ve 07.02.2007 tarihli hacizden sonra düzenlenmiş olup adi nitelikte ve her zaman düzenlenebilecek belgelerdendir. Davacı şirket ile borçlu şirket ortakları arasındaki yakın akrabalık, şirketlerin sicil adresleri göz önüne alındığında davacı tarafından sunulan kira sözleşmesi ve faturanın, karinenin aksi için yeterli güçlü ve inandırıcı delil olarak kabulü mümkün görülmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun olmayan gerekçeyle davanın kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 29.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.