Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/9113 E. 2022/7318 K. 22.06.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9113
KARAR NO : 2022/7318
KARAR TARİHİ : 22.06.2022

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Eylemlerin kül halinde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Karar başlığında suç tarihinin 25/01/2013 olarak gösterilmesi gerekirken 04/05/2012 şeklinde gösterilmesi suretiyle CMK’nin 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,
5237 sayılı TCK’nin “Cezanın belirlenmesi” başlıklı 61. maddesinin birinci fıkrasında temel cezanın belirlenmesinde göz önünde bulundurulması gereken kriterlerin; “suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik” şeklinde düzenlendiği, mahkemece temel ceza tatbikinde bu kriterler arasında yer almayan “sanığın kişiliği” olumsuz olarak değerlendirilip, alt sınırdan uzaklaşılarak uygulama yapılmasına karşın, TCK’nin 50/1. maddesi uyarınca suçlunun kişiliğine göre olumlu kanaat hasıl olması durumlarında kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırım veya tedbirlere çevrilebileceği hususuyla çelişki oluşturacak biçimde belirlenen hapis cezasının adli para cezasına gerekçeden de yoksun bir şekilde çevrilmesi,
Yüklenen suçu TCK’nin 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 22/06/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.