YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1627
KARAR NO : 2022/4011
KARAR TARİHİ : 25.05.2022
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08.10.2020 tarih ve 2017/431 E. – 2020/495 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile GCM Forex Menkul Kıymetler A.Ş. arasında sözleşme imzalandığını, sözleşme gereğince müvekkilinin davalı aracı kurum nezdinde açılan hesapları aracılığı ile davalı şirketten döviz, mal, kıymetli maden ve kurulca belirlenecek diğer varlıkların ticari amaçla kaldıraçlı alım satımı, alım satımına aracılık ve işlem yapma hizmetini yüklendiğini, imzalanan sözleşmeler çerçevesinde davalı şirketin sözleşme kurulmadan önce ve sonra kusurlu hizmetleri, danışmanlığı, işlemleri neticesinde müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek 60.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davalı tarafından davacıya KAS işlemlerine ilişkin çerçeve sözleşme ve risk bildirim formu imzalatıldığı, bu çerçevede davacının kaldıraçlı işlemlerin son derece riskli olduğu konusunda uyarıldığı ve bu konuda bilgi sahibi olduğu, bir başka deyişle işlemlerin gerçekleştirildiği tarihte yürürlükte olan Sermaye Piyasası mevzuatı gereği imzalatılması gereken sözleşme ve formların SPK tarafından belirlenen asgari unsurlar ve muhtevaya uygun surette davalı kurumca hazırlanarak davacı tarafından bizzat imzalandığı, bu çerçevede alınacak risk konusundaki bilgilendirmenin mevzuata uygun şekilde yapıldığı, davacının kaldıraçlı işlemlerin risklerine vakıf olduğu, kendi özgür iradesiyle bu işlemleri gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi gerektiği, davacının emir iptallerinin davalı tarafından gerçekleştirilmediği ya da davalı yetkilileri ile telefonla yapılan görüşmelerde davacının zarar görmesine sebep olacak telkinlerde bulunulduğuna ilişkin iddialar konusunda delil sunulmadığı, bu nedenlerle uğranılan zarardan davalının sorumlu tutulmasının mümkün olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 6502 sayılı Yasa’nın 73/2. maddesi gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 25/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.