YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9512
KARAR NO : 2011/4473
KARAR TARİHİ : 09.05.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araç seyir halindeyken, davalı kuruma ait açık bulunan rögar çukuruna düşmesi sonucu hasarlandığını belirterek, sigortalıya ödenen 8.528.00 TL’ndan, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 5.118.00 TL’nın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kusuru ve tazminat miktarını kabul etmediklerini, söz konusu yerdeki alt yapı çalışmalarının, sözleşme uyarınca dava dışı … Ltd. Şti. tarafından yapıldığını bildirerek, davanın reddi savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, ihbar olunan şirket ile davalı arasındaki eser sözleşmesi uyarınca, iş sahibinden bağımsız olarak kendi adına işi yürüten yüklenici firmanın zarardan tek başına sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ile ihbar olunan şirket arasındaki sözleşmenin 37. maddesinde, işin yürütülmesi sırasında gereken tüm tedbirlerin yüklenici tarafından alınacağı, 49. maddesinde trafik kazaları da dahil olmak üzere çeşitli nedenlerle doğabilecek tüm zararlardan yüklenici şirketin sorumlu olacağı kararlaştırılmış ise de, bu hükümler kendi iç ilişki-3
lerini düzenlemekte olup, zarar gören üçüncü kişi konumundaki davacıyı bağlamaz. Aynı sözleşmenin 22/1. maddesi hükmünde, davalı ASKİ Genel Müdürlüğü’nün işin yapımı sırasında yüklenici şirketi denetleme, kontrol, gözetim yetkisi bulunmakta olup, sözleşmenin niteliği itibariyle işin başından sonuna kadar salt yüklenicinin kontrolüne bırakılmadığı, sözleşmenin anahtar teslimi şeklinde olmadığı, davalı işverenin kontrol ve sorumluluğunun da devam ettiği anlaşıldığından, BK.’nun 55. maddesi hükmünden doğan sorumluluğu nedeniyle, davalıya husumet düşeceğinin kabulü gerekir. Davalının, üçüncü kişilere verilecek zararlardan kusursuz ve yüklenici şirket ile aynı kanunun 51/2. maddesi uyarınca müteselsil sorumluluğu bulunmaktadır. Bu durumda, BK.’nun 355. maddesinde düzenlenen eser sözleşmesinin özelliğinden bahisle, yüklenicinin, iş sahibinden bağımsız olarak iş yürüttüğü ve bu sırada zarar verdiği, dolayısıyla zarardan tek başına sorumlu olduğu şeklinde bir sonuca somut olayda varılmamalıdır.
Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 9.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.