YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3564
KARAR NO : 2011/4533
KARAR TARİHİ : 10.05.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, İzmir 23.İcra Müdürlüğünün 2009/200 sayılı takip dosyasından, davacı 3.kişiye ait işyerindeki malların 07.03.2009 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı ve borçlunun alacaklılardan mal kaçırma amacı ile danışıklı olarak işlemler içerisinde birlikte hareket ettiklerini belirterek, haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının takibe konu alacağın doğumundan önce işyerini devraldığı ve bedelini ödediği, taraflar arasında mal kaçırma amacı ile hareket edildiği yönünde alacaklı tarafından bir delil sunulmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava dayanağı takibe konu çek 19.01.2009 tarihli olup davacı ve borçlu arasındaki işyeri devri 20.12.2008 tarihinde başlamıştır. Davalı alacaklı borcun bu tarihten önce
doğduğunu ileri sürmektedir. Çeklerde vade olamayacağı kural ise de ticari yaşam uygulamalarında ileri bir tarihte keşide edilmiş gibi çek düzenlenmesi mümkündür. Uygulamada ve öğretide borcun vade tarihinden önce doğduğu iddiası var ise borcun gerçek doğumunun araştırılması gerektiği kabul edilmiştir. Dava konusu olayda da alacaklının borcun daha önce doğduğu iddiası araştırılmalı ve bu hususun ispatına olanak tanınmalıdır. (HGK’nun 2002/15-43 Esas 2002-552 Kararı)
Davalı karşı davacı alacaklının borcun araç satışından önce doğduğunu ispatlaması halinde, işyeri devrinin İİK’nun 44.madde koşullarına uygun olarak yapıldığı iddia ve ispat edilemediği gibi BK’nun 179.maddesine göre de işyerini devir alan davacının devraldığı işletmenin borçlarından sorumlu olacağından davanın reddine karar verilmesi, aksi durumda şimdiki gibi davanın kabulüne gerekmektedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 10.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.