YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12222
KARAR NO : 2011/4571
KARAR TARİHİ : 10.05.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Finike İcra Müdürlüğü’nün 2009/832 Esas sayılı dosyasından 20.07.2009 tarihinde trafik kaydına haciz konulan 45 Z 6502 plakalı aracın davalı borçludan 21.03.2009 tarihli harici satış sözleşmesiyle alınarak bedelinin 21.03.2009, 23.03.2009, 15.05.2009, 03.07.2009 tarihlerinde ödendiğini, noter satış sözleşmesinin ise 20.07.2009 tarihinde yapıldığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili,haciz tarihi ile satış tarihinin aynı olması nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu savunma yapmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davacının dayandığı 21.03.2009 tarihli senedin adi satış senedi olup her zaman düzenlenmesinin mümkün olmasına ve bu senet ile davacının aracın mülkiyetini kazanamıyacağına, haciz talep tarihi olan 03.07.2009 tarihinde aracın borçlu adına kayıtlı olması nedeniyle İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olmasına,haciz tarihi ile satış tarihinin aynı olması nedeniyle davacının aracı haczi görerek aldığı veya satın alırken beklenen özeni göstermesi halinde haczi bilebilecek durumda olması nedeniyle davacının iyiniyetli kabul edilemiyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; 3.kişinin, İİK 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dairemizin yerleşik içtihatı; 2918 Sayılı Yasanın 20/d maddesi uyarınca, trafikte kayıtlı araçların satış ve
devrinin geçerli olabilmesi için sözleşmenin noterde düzenleme şeklinde yapılması ve haciz tarihi ile araç satışının aynı gün yapılması halinde ise satışın alacaklılardan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı yapıldığı ve bu satışın alacaklının haklarını etkilemiyeceği yönündedir.
Somut olayda, dava konusu aracın satış tarihi ile haciz tarihi aynı olmakla beraber davacı 3.kişi ile galericilik yapan borçlu … arasında 21.03.2009 tarihli dava konusu aracın satışına ilişkin oto satım sözleşmesinden davacının dava konusu aracın bedeli olarak kendisine ait… plakalı aracı kaporo olarak verdiği ve davacıya ait bu aracın borçlu tarafından 13.04.2009 tarihinde 7.100,00 TL bedelle satıldığı, bakiye satış bedelinin sözleşmeye uygun olarak 23.03.2009 tarihinde 4.000,00TL, 15.05.2005 tarihinde 7.000,00TL olarak banka havalesiyle, 03.07.2009 tarihinde de elden 1.500,00 TL olarak ödendiği ve borçlu tarafından son taksidin ödendiği 3.7.2009 tarihinde davacı 3.kişinin eşi …’ye dava konusu aracın satış vekaletinin verildiği ve aracın davacıya teslim edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda kötüniyetli olduğu iddia ve ispatlanamayan davacının galerici borçludan aldığı dava konusu aracın mülkiyetini 20.07.2009 tarihli hacizden önce 3.7.2009 tarihinde kazandığı kabul edilerek davanın kübülü ile dava konusu araç üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 10.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.