YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2021/364
KARAR NO : 2022/482
KARAR TARİHİ : 07.04.2022
MAHKEMESİ : (Kapatılan)Yargıtay 23. Hukuk Dairesi
1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
2. Karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi:
4. Davacılar ayrı ayrı verdikleri dava dilekçelerinde; Kırklareli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/378 E. sayılı “iflasın ertelenmesi” istemli dava dosyasının 14.02.2013 tarihli ara kararıyla kayyım olarak atandıklarını, her biri için ayrı ayrı 1.200TL bilirkişi ücreti takdir edildiğini, karar gereğince bilirkişi raporunun ayrıntılı bir şekilde tanzim edilerek 22.02.2013 tarihinde mahkemeye sunulduğunu ve bilirkişi ücreti olan 1.200TL’yi mahkeme veznesinden tahsil ettiklerini, aynı mahkemenin 09.05.2013 tarihli ara kararı ile kayyımlara (kendilerine) süre belirtilmeden bilirkişilik görevi verildiği, bu karar doğrultusunda da istenen bilirkişi raporunun 23.05.2013 tarihinde mahkemeye sunulduğunu, geçen süre içerisinde kayyımlık ücreti ve ikinci bilirkişilik görevi için ücret takdirinin yapılmadığını, 03.06.2013 tarihli dilekçe ile kayyımlık ve ikinci bilirkişilik ücretlerinin takdirini talep etmelerine rağmen davanın 25.12.2014 tarihinde sonuçlandırılarak ücret konusunda bir karar verilmediğini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 179/a maddesinde kayyımın görevlerinin düzenlendiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 283. maddesinde de bilirkişiye emek ve mesaisi ile orantılı ücret takdir edileceğinin düzenlendiğini, bu kapsamda HMK’nın 46. maddesinin (c) ve (e) bentleri gereğince açık ve kesin kanun hükmünü yerine getirmekten kaçınan hâkimin sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 13.800TL kayyımlık ücretinin 14.02.2013 tarihinden, 1.200TL bilirkişi ücretinin 23.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte her bir davacı yönünden ayrı ayrı davalıdan tahsilini talep etmişlerdir.
Özel Daire Kararı:
5. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 29.04.2016 tarihli ve 2016/1 E., 2016/1 K. sayılı kararı ile;
“…Dava, hakimin hukuki sorumluğundan kaynaklanan, devlet aleyhine açılmış maddi tazminat istemidir.
Dava şartları, HMK’nın 114. maddesinde tahdidi olarak sayılmıştır. Davanın esastan görülüp karara bağlanabilmesi için varlığı ya da yokluğu hakim tarafından davanın her aşamasında re’sen gözetilebilen ve taraflarca da davanın her aşamasında ileri sürülebilen dava şartları adı geçen maddede belirtilmiştir.
Mahkemece, HMK’nın 114. maddesinde sayılan dava şartlarından birinin noksanlığının tespiti halinde, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Dava şartı tamamlandıktan ve şartların oluşmasından sonra yeniden dava açılabilir, davalı bu davaya karşı kesin hüküm itirazında bulunamaz.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 114. maddesinin “g” bendinde gider avansının yatırılmış olması dava şartları arasında sayılmış, 115. maddesinin 1. fıkrasında mahkemece bu koşulun mevcut olup olmadığının kendiliğinden araştırılacağı, 2. fıkrasında da şartın noksanlığı tespit edilir ise davanın usulden reddine karar verileceği öngörülmüştür.
Anılan Yasa’nın 120. maddesinde ise harç ve avansların Bakanlıkça saptanacağı ve dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacağı, avansın yeterli olmadığının anlaşılması durumunda davacıya iki haftalık kesin süre verileceği düzenlenmiştir.
06.08.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ve Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 205. maddesi, ” ‘(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Gider avansı, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri giderleri için davacıdan alınan meblağı ifade eder.” hükmünü içermektedir.
Gider avansının, 6100 sayılı HMK’nın 120/1., yönetmeliğin 205/1. maddesine göre yatırılmaması halinde, açılan dava dava şartı yokluğundan reddedilir.
Bu durumda gider avansı ve dava harcı yatırılmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın HMK’nın 114/1-(g) ve 115/2. maddesi gereğince usulden reddi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1) Davacıların davasının HMK’nın 114/1-(g) ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 24,30 TL ret harcının her bir davacıdan ayrı ayrı tahsiline,…” dosya üzerinden tensiben karar verilmiştir.
Kararın Temyizi:
6. Özel Daire kararı süresi içinde davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
II. GEREKÇE
7. Öncelikle harç ve gider avansı ile ilgili mevzuat hükümlerine değinmekte fayda vardır.
8. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiş olup Kanun’un 115/2. maddesine göre de dava şartı noksanlığının giderilmesi için mahkemece verilen kesin süre içerisinde bu şart yerine getirilmezse dava usulden reddedilir.
9. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Harç ve avans ödenmesi” başlıklı 120. maddesinde ise;
“(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.
(2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.
(3) (Ek:22/7/2020-7251/9 md.) Taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen delil avansına ilişkin 324 üncü madde hükümleri saklıdır.” hükmü bulunmaktadır.
10. Öte yandan 06.08.2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin (Yönetmelik) 197. maddesinde, dava dilekçesinin, dava harca tabi ise harç ve gider avansı, harca tabi değilse gider avansı tahsil edildikten sonra tevzi edileceği ve tevzi formunun bir örneğinin başvuru sahibine verileceği hükme bağlanmıştır.
11. Yönetmeliğin “Harç, gider avansı ve delil avansının ödenmesi” başlıklı 205. maddesinde de;
“(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Gider avansı, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder.
(2) Adlî yardım talebiyle açılan dava ve işlerde adlî yardım konusunda bir karar verilinceye kadar harç, gider ve delil avansı alınmaz. Kanunlardaki özel hükümler saklıdır.
(3) Gider avansının yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir. Dava şartı olan gider avansının yatırılmaması veya tamamlanmaması hâlinde, dava, dava şartı yokluğundan reddedilir…” düzenlemesi bulunmaktadır.
12. Somut olayda davacılar tarafından, 16.03.2016 havale tarihli dava dilekçeleri Yargıtay 1. Başkanlığına sunulmuş, ancak dilekçelerin kabulü aşamasında Yönetmeliğin 197. maddesine uygun olarak davacılardan harç ve gider avansı alınmamıştır.
13. Özel Dairece, davacıların dava dilekçeleri 2016/1 sayılı esasa kaydedildikten sonra dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda, davacıların harç ve gider avansını yatırmadıkları gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Harç ve gider avansının yatırılmamasının tamamlanabilir dava şartı olduğu dikkate alınarak, davacılara muhtıra çıkartılmak suretiyle dilekçelerin kabulü aşamasında alınmayan yargılama harçları ve gider avansının yatırılması için kesin süre verildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacılara kesin süre verilmeden harç ve gider avansının yatırılmaması nedeniyle davanın usulden reddinde karar verilmesi yerinde değildir.
14. Hâl böyle olunca, usul ve yasaya aykırı olduğu tespit edilen Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın bozulması gerekir.
III. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın BOZULMASINA,
İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine,
Kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.04.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.