YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8987
KARAR NO : 2013/13210
KARAR TARİHİ : 02.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkili …’nin maliki ve sürücüsü olduğu araca 17/05/2008 tarihinde davalıların trafik sigortacısı, işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarparak maddi hasara ve müvekkilleri … ile oğlu …’in yaralanmasına neden olduğunu, kazada müvekkilinin kusuru olmadığını, davalı sigortanın 5.625,00 TL hasar bedeli ödediğini, ancak değer kaybı, otopark ve çekici ücreti ile araç mahrumiyeti zararı bulunduğunu ileri sürerek şimdilik toplam 5.375,00 TL maddi tazminatın davalılardan, müvekkilleri için ayrı ayrı 5.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Groupama Sigorta vekili, trafik poliçesinde maddi zararlarda araç başına azami teminatın 8.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacılara ödeme yapıldığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kazada davacı sürücü …’ın 5/8 oranında, davalı sürücü …’nın 3/8 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, kusur oranlarının belirlenmesi için yapılan keşif sonucu makine mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan 02/12/2009 tarihli raporda, davalı sürücü …’nin tam kusurlu olduğu belirlenmiştir. Davalının itirazı üzerine alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin 27/12/201 tarihli raporunda davalı sürücünün kusursuz olduğu belirtilmiş, davacının itirazı üzerine alınan 02/06/2011 tarihli ek raporda ise Pirali’nin 3/8 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Tarafların itirazı üzerine alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin 29/03/2012 tarihli genişletilmiş heyet raporunda da davalı sürücü Pirali’nin %37,5 (3/8) oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, taraflar bu rapora da itiraz etmiştir. Mahkemece, Adli Tıp Kurumunun 02/06/2011 ve 29/03/2012 tarihli raporlarında belirtildiği gibi davalı sürücü Pirali’nin %37,5 (3/8) oranında kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de bilirkişi raporları arasındaki kusur oranlarına ilişkin çelişki giderilmeden kusur oranı paylaşımının kabul edilmesi doğru değildir. Bu durumda mahkemece, Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/238 E. sayılı dosyası da getirtilerek, İTÜ’den veya Karayolları Fen Heyetinden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin, çelişkilerin giderilmesi yönünde ve değer kaybı, otopark ve çekici ücreti ile araç mahrumiyetinden kaynaklanan zarar hususunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, çelişki giderilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
Kabule göre de; davalı sürücü 3/8 oranında kusurlu kabul edildiği halde kusur oranına göre hesaplanacak maddi tazminata ve koşulları oluştuğu takdirde manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken gerekçe gösterilmeden davanın reddi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü
ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 2.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.