YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8607
KARAR NO : 2010/7533
KARAR TARİHİ : 20.12.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 157 ada 2 parsel sayılı 14718.25 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, rızai taksim, harici satış, fiili kullanım durumu, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde 13.9.1984 tarih 5 ve 6 sıra numaralı tapu kayıtlarına, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve tespitte uygulanan tapu kaydının gayri sabit hudutlu olması nedeniyle miktar fazlasının Hazine’ye ait olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 157 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı … adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli parselin tespitte uygulanan davalı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının kapsamında kaldığı mera ya da orman arazisi olmayıp tarım arazisi olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaza tespitte uygulanan ve 12.2.1931 tarih 2 sıra numaralı sicilden gelen tapu kaydının gayri sabit hudutlu olduğu ve miktarı ile geçerli bulunduğu, miktarından çok fazla olarak bir çok taşınmaza uygulandığı anlaşılmaktadır. Hazine’nin dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazı kapsamadığı yönünde mahkemenin kabulü doğrudur. Uyuşmazlık, kayıt miktar fazlasının zilyetlikle iktisap edilebilecek yerlerden olup olmadığı yönündedir. Taşınmazın sınırında bulunan 157 ada 14 ve bu parselin devamındaki 157 ada 15 sayılı parsel mera niteliğiyle sınırlandırılmışlardır. Bu parseller ile çekişmeli taşınmazın tespit tutanağının edinme sebebinde 14 sayılı parselin tapu kaydı kapsamında kaldığı ve tapu maliklerinin Sarıca Köyü Boztarla mezrası halkına ait hayvanların otlatılması için kendi aralarında anlaşarak mera olarak bırakıp bu amaçla kullanıldığı, komisyonca 6.11.2006 tarihli sınırlandırma krokisi ile de bu durumun tespit edildiği, 157 ada 15 sayılı parselin ise her nekadar Sarıca Köyü sınırları içinde ve tapu kapsamında bulunuyor ise de bu parselin kadimden beri Bayırbağı Köyünün merası olup, kadimden beri otlak zamanı yaz aylarında hayvanların fiilen faydalandıkları belirtilerek, 157 ada 14 sayılı parsel mera niteliğiyle orta malı olarak, 157 ada 15 sayılı parsel mera niteliğiyle Bayırbağı Köyü merası olarak tespit edilmiştir. Mera parsellerinin köy adı belirtilerek yapılan tespitlerine karşı Hazine tarafından mera niteliğiyle sınırlandırılması ve özel siciline yazılması istemiyle dava açıldığı ve davanın derdest bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu parsel mera olarak sınırlandırılan bu parsellere sınır bulunduğu halde yöntemince mera araştırması yapılmamış, 157 ada 14 ve 15 sayılı parsellerin kadim mera olup olmadığı, taşınmazın meradan açılıp açılmadığı araştırılmamış, Mahkemenin gözlemi de keşif tutanağına geçirilmemiştir. Keşif sonucu düzenlenen uzman ziraatçı bilirkişi raporu soyut nitelikte ve taşınmazın öncesinin mera olmadığını kabule yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişi kurulu ile yine aynı yöntemle belirlenecek tanıklar yardımı ve üç kişilik zirai bilirkişi kurulu refakate alınarak yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, sınırındaki 157 ada 14 ve devamındaki 15 sayılı parsellerin kadim mera olup olmadığı, taşınmaz ile mera parseli arasında sabit doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, taşınmazın meradan açılıp açılmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, alınan beyanların tutanağın edinme sebebinde belirtilen hususlarla çelişmesi halinde tespit bilirkişilerinin tümü tanık sıfatıyla dinlenilmeli, eylemli durumda çekişmeli taşınmazın sınırındaki 157 ada 14 ve 15 sayılı mera parsellerinin kadim mera olup olmadığı üzerinde durulmalı, uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan arazinin niteliği, toprak yapısı, komşu mera parsellerin kadim mera olup olmadığı, kadim mera ise mera ile arada ayırıcı doğal ya da yapay unsur bulunup bulunmadığı konusunda önceki ziraatci bilirkişi raporu da irdelenmek suretiyle bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın niteliği kesin olarak saptanmalı ve mahkemenin bu konudaki gözlemi keşif tutanağına geçirilmeli, taşınmazın keşif sırasında çekilen ve mera parseli ile taşınmazı birlikte gösteren fotoğrafları rapora eklenmeli, çekişmeli taşınmazın niteliği değerlendirilirken komşu parsellerin nitelikleri de gözönüne alınmalı, sınırındaki 157 ada 14 ve 15 sayılı parsellerin kadim mera olup olmadıkları kesin olarak belirlenmeli, bu parseller kadim mera ise taşınmazın meradan açılıp açılmadığı, taşınmazın zilyetlikle iktisap edilip edilemiyeceği yönünde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.