Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/7146 E. 2011/8776 K. 12.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7146
KARAR NO : 2011/8776
KARAR TARİHİ : 12.12.2011

MAHKEMESİ : … 7. İCRA MAHKEMESİ

Sermaye şirketlerinde idare ve temsil ile görevlendirilmiş kimseler veya tasfiye memurlarının şirketin iflasını istememek ve aczine kendi fiiliyle sebebiyet veren veya vaziyetin fenalığını bilerek ağırlaştırma suçlarından sanık …’ın her iki suçtan beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1 – İİK’nun 345/a maddesine ilişkin olarak kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesi sonunda,
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, 18.05.2007 tarihli şikayetten bir ay kadar önce sanığın 18.04.2007 tarihinde … Asliye 8. Ticaret Mahkemesi’nin 2009/415-353 sayılı kararı ile iflasın ertelenmesi davası açtığı, ilk kararın Yargıtay Yüksek 19.Hukuk Dairesinin 13.11.2008 gün 208/8264 Esas, 10939 Karar sayılı kararı ile erteleme isteminde samimi olmadığı gerekçesiyle erteleme isteminin reddiyle iflasa karara verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmayarak kararın bozulduğu anlaşılmış olup, iflasın ertelenmesi, ancak borca batıklık takipsiz (doğrudan) iflas sebebiyle yapılan yargılama içinde yer bulabilen bir müessese olduğu, doktirinde, iflasın ertelenmesinin, bağımsız bir dava niteliğini taşımayıp borca batıklık sebebine dayanan iflas talebine ilişkin yargılama içinde ve onun bir parçası olarak düşünülmesi gerektiği (Doç.Dr. …, İcra ve İflas Hukuku yetkin yayınları …-2008 syf:1023), gözönünde bulundurulduğunda, sanığın şikayetten önce iflasın ertelenmesi talepli davasıyla İİK’nun 345/a maddesinde yüklenen sorumluluğu yerine getirdiğinin kabulü gerekmekle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2 – İİK’nun 332. Maddesi ilişkin olarak kurulan hükme yönelik temyiz incelemesi sonunda,
İİK’nun 332. Maddesine göre ” Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl için borçlu, adet üzere tecviz edilmeyecek bir hiffetle hareket ederek veya haddinden ziyade masraflar yaparak yahut cüretli talip oyunlarına veya basiretsizce spekülasyonlara girişerek yahut işlerinde ağır ihmallerde bulunarak aczine kendi fiili ile sebebiyet verir yahut vaziyetinin fenalığını bildiği halde o gibi hareketlerle bu fenalığı ağırlaştırırsa, aleyhine aciz belgesi istihsal edildiği veya alacaklı alacağını istifa edemediğini ispat ettiği takdirde, onbeş günden altı aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.” hükmü karşısında, borçlu şirket hakkında devam eden ve esas numaraları dosya içerisinde bulunan diğer icra takip dosyaları getirtilip incelenerek, sanığın işlerinde ağır ihmallerde bulunarak aczine kendi fiiliyle sebebiyet verip vermediği, yahut vaziyetin fenalığına rağmen durumu daha da ağırlaştırıp ağırlaştırmadığı, ağırlaştırmışsa ne şekilde olduğu konusunda araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 12.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.