YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6767
KARAR NO : 2011/1995
KARAR TARİHİ : 07.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu Savaş aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun ortağı olduğu şirketin dava konusu taşınmazını davalı … ve Gül’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … ve Gül vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu ve davalı şirket usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1- Tasarrufun iptali davasının açılması koşullarından birisi de tasarruf tarihinde borçlunun İİK 278, 279 ve 280.maddeleri uyarınca iptale tabi bir tasarrufunun olması ve aleyhine yapılmış bir takip sonucunda kesinleşmiş bir alacağın bulunmasıdır. Somut olayda borçlu olan kişi … olup tasarrufu yapan ise davalı … Turizm ve Ticaret Ltd. Şti.’dır. Hal böyle olunca borçlu tarafından yapılmış bir tasarruf bulunmaması nedeniyle davanın bu neden
lerle husumet yönünden reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın esas yönünden reddine karar verilmesi doğru değildir.
2- HUMK’nin 370. maddesine göre delillerin tesbiti için salahiyettar olan mahkeme, davanın rüyet edildiği veyahut dava ikame olunmamış ise en seri ve en az masrafla delilin tesbiti kabil bulunduğu mahkeme veya sulh hakimi olmakla davanın açılmasından sonra davalılar Gül ve İbrahim tarafından yaptırılan tespit giderinin de yargılama gideri olarak davalılardan tahsiline karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 07.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.