Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/4288 E. 2011/2825 K. 29.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4288
KARAR NO : 2011/2825
KARAR TARİHİ : 29.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili, davalı … vekili ve davalı … Erşekerçi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı … adına kayıtlı ve idaresinde bulunan aracın davacı yayaya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 2.000 TL manevi, 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 8.891,89 TL olarak ıslah etmiş, davalı… Sigorta A.Ş.’nin davaya dahil edilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili kusur oranını kabul etmediklerini davacıya 250 TL ödeme yapıldığını davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile; 6.552 TL maddi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 1.000 TL manevi tazminatın davalı …’den tahsiline, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- … Sigorta A.Ş. temyiz itirazları yönünden;
Davacı dava dilekçesinde, … Sigorta A.Ş (Groupama Sigorta AŞ)’ti davalı olarak gösterilmemiş, yargılama aşamasında davacı tarafından davaya dahil edilmesi için dilekçe verilmiş olup, karar başlığında davalı olarak gösterilmiştir.
Usul hükümlerine göre, açılmış bir davaya teşmil yoluyla üçüncü bir kişinin davalı olarak dahil edilmesi mümkün olmadığı gibi, usulün 83 ve devamı maddelerince, ıslah yoluyla hasım değiştirilmesi veya üçüncü bir kimsenin davalı durumuna konulması da mümkün değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle… Sigorta …nin davalı olarak kabul edilerek diğer davalı ile birlikte aleyhine hüküm kurulması usul ve yasaya uygun olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2- Davacı dava dilekçesinde, manevi tazminata faiz uygulanmasını talep ettiği halde, bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
3-Davalı … tarafından kazadan sonra davacıya 250 TL ödeme yapıldığı anlaşılmış, bu miktarın asgari ücrete oranına göre hesaplama yaparak tazminattan düşülmüş ise de, bu şekilde hesaplama yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun değildir.
Mahkemece, 250 TL’nin davacıya ödendiği tarih belirlenerek rapor tarihine kadar geçen süre için yasal faizi işletilerek güncellenmesi ve elde edilen rakamın davacı için belirlenen tazminatından düşülerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hesaplama yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınması isabetli değildir.
4- Davacı dava dilekçesinde, 1.000 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 8.891,89 TL arttırmıştır.
Bu durumda mahkemece, toplam 9.891,89 TL üzerinden hesaplama yapılarak karar verilmesi gerekirken, HUMK’nn 74.maddesi uyarınca talep aşılarak bilirkişi raporu ile belirlenen miktar üzerinden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle… sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 29.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.