YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3523
KARAR NO : 2011/3047
KARAR TARİHİ : 27.05.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 111 ada 33, 34 parsel sayılı 3216.48, 6429.46 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 111 ada 33 sayılı parsel irsen ve taksimen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …, 111 ada 34 sayılı parsel Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde adına tespit edilen 111 ada 33 sayılı parselin bir kısmının niza konusu 111 ada 34 sayılı parsel içinde tespit edildiği ve kendisi ve kardeşi … adına tespit edilen 103 ada 1 ve 2 sayılı parsel arasında ve 103 ada 3 sayılı parsele kadar uzanan kısmın yol olmadığı halde yol olarak bırakıldığından, yolun iptali ile kendisi ve kardeşi … mirasçıları adına tescil istemi ile ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacının davalarının reddine; 111 ada 33 ve 34 sayılı parsellerin tespit gibi tescillerine, 103 ada 1, 2, 3 sayılı parseller ile bu taşınmazlar arasında fen bilirkişinin rapor ve krokisinde kırmızı renkle gösterilen ve yol olarak bırakılan kısmın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan çekişmeli 111 ada 34 sayılı parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Davacının kadastro tespitinde yol olarak bırakılan bölüme ilişkin davası yönünden temyiz itirazlarına gelinçe; Davacı taraf adına tespit edilen 103 ada 1 ve 2 sayılı parsel arasında kalan ve kadastro tespitinde yol olarak bırakılan arazi bölümünün kendisine ait olduğundan bahisle dava konusu etmiştir. Davacı tarafından davaya konu edilen taşınmazın kadastro tespiti sırasında yol olarak tespit dışı bırakılan bir arazi niteliği taşıdığı ve hakkında tutanak tanzim edilmediği, Mahkemece mahallinde yapılan keşif ve uygulama ile belirlenmiştir. Kadastro Mahkemesinde davaya bakılabilmesi için davaya konu olan taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması zorunludur. Kadastro Mahkemesinin görevi tutanağın düzenlenmesi ile başlar. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 7. maddesi gereğince mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup, re’sen gözetilmesi gerekir. Bu nedenle
mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine, Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli Hukuk Mahkemesine tevdiine karar verilmesi gerekir. Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 26. maddesinde ifadesini bulan “Kadastro Mahkemelerinin görevi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar” kuralı gözardı edilerek işin esasına girilip yol olarak bırakılan kısmın tesciline şeklinde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlere yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.