YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12920
KARAR NO : 2012/13217
KARAR TARİHİ : 28.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacılar vekili asıl davada, davalıların sürücüsü, işletenleri, trafik ve kasko sigortacısı oldukları araçta gerçekleşen tek taraflı kazada, araçta yolcu olarak bulunan müvekkillerinin oğlu Serdar Bütün’ün vefat ettiğini ileri sürerek her bir davacı için 2.000 TL olmak üzere toplam 4.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan tahsilini talep etmiş, birleşen davada ise davacı … için 14.357,28 TL, davacı … için 11.241,05 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile toplam 300.000 TL manevi tazminatın … Sigorta A.Ş. Dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Kargo Tic.Ltd.Şti vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin kazaya karışan aracın maliki olmadığı gibi, araç sürücüsünün de çalışanı olmadığı, müvekkilinin hiçbir suretle işleten sıfatının bulunmadığını ileri sürerek davanın husumet nedeniyle reddini savunmuştur.
Davalı … Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, poliçenin ilk taksidinin ödenmemesi nedeniyle kasko poliçesinin baştan itibaren geçersiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacıların zaruret içinde olmayıp desteğe ihtiyaçları olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … duruşmada alınan beyanında, müteveffanın arkadaşı olduğunu, isteği üzerine kendisini götürdüğünü beyan etmiş, davalı vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı … duruşmada alınan beyanında, … Şubesinin üzerine kayıtlı olduğunu, ancak işlerle davalı … ve ortağının ilgilendiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; asıl davada davalılar … Kargo Ltd. Şti ile … Sigorta A.Ş aleyhine açılan davanın reddine, davalılar …, … ve … Sigorta A. Ş aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile her bir davacı için 2.000,00’er olmak üzere toplam 4.000,00 TL maddi tazminatın davalılar … ve …’nın hatır taşıması nedeniyle indirimden yararlandığı gözetilerek istenilebilecek tutarın 3.000,00 TL ile sınırlı olarak, diğer davalı şirket açısından ise, hükmedilen 4.000,00 TL ‘nin tamamından sorumlu olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, birleşen davada ise; davalılar … Kargo Ltd. Şti. ile … Sigorta A.Ş aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davalarının reddine, davalılar …, … ve … Sigorta aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, davacı … için 14.357,28 TL ve davacı … için 11.214,05 TL olmak üzere toplam 25.571,33 TL maddi tazminatın davalılar … ve …’nın hatır taşımasına ilişkin indirim gözetilerek 19.178,49 TL ile sınırlı olmak, diğer davalı şirketin hükmedilen meblağın poliçe limitindeki sınırını geçmediği takdirde tamamından sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile, her bir davacı için takdiren 5.000,00’er TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar … ve … müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85/1 maddesine göre; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
Somut olayda;
Davalı …, davalı … Kargo Tic.Ltd.Şti.’nin sözleşmeli acentesidir. Dosyada taraflar arasında akdedilen sözleşme de mevcuttur. Aracın ruhsatı üzerinde yer alan bilgiye göre, trafikte davalı … adına kayıtlı olan aracın üzerinde davalı … şirketinin logosu ve reklam yazısı mevcuttur. Davalı …, hazırlık aşamasında alınan 21.03.2006 tarihli beyanında, olay günü yanında müteveffa ve … adlı arkadaşı ile birlikte …’dan Merzifon’a gittiklerini, aracın arkasında dört adet banyo küveti bulunduğunu beyan etmiştir.
Tüm bu bilgilere göre, kazaya neden olan aracın davalı … Kargo Şirketi’nin aracı olmasa dahi, bu işletme ünvanı altında ve işletme adına çalışan acentenin işleri için kullanıldığı, yine kaza günü de araçta yük taşındığı, araçta davalı şirketin reklam ve logolarının bulunduğu anlaşılmakla; davalı … Kargo Tic.Ltd.Şti. KTK’nun 85/1 maddesi uyarınca doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur. Hal böyle iken, mahkemece davalı … şirketinin sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanlış gerekçeyle bu davalı yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
3-Yerel mahkemece, davalı … ile müteveffa Serdar Bütün’ün arkadaş oldukları ve olayda hatır taşıması bulunduğu
gerekçesiyle davalılar … ve … yönünden hesaplanan tazminattan 1/4 oranında takdiren indirim yapılarak bakiye miktara hükmedilmiştir.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK.’nun 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hâkim, tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Dosyanın incelenmesine göre;
Davalı … ile müteveffa …’ün arkadaş oldukları anlaşılmakla beraber, yukarıda anılan davalı …’un hazırlık aşamasında vermiş olduğu 21.03.2006 tarihli beyana göre, olay günü araçta yük taşınmakta olup, …’dan …’a seyahat edilmektedir. Hatır taşımasından söz edebilmek için, taşımanın menfaat karşılığı olmaması gerektiğinden, olay günü müteveffa …’ün ne amaçla araçta bulunduğunun, araçta bulunan yükün taşınması işine yardımcı olup olmadığının araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece sadece davalı … ile müteveffanın arkadaş olmalarından dolayı hatır taşımasının bulunduğu gerekçesiyle tazminattan indirim yapılmış olması doğru görülmemiştir.
4-Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarının adalete uygun olması gerekir. Tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmaktır. Somut olayda, tarafların kusur oranı, ölen kişinin yaşı, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarı, duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde olmayıp, bu miktar azdır. Mahkemece makul ölçüde manevi tazminat takdiri gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması isabetli değildir.
5-Mahkemenin birleşen 2009/111 Esas sayılı dosyasında asıl dava davalısı olan … Sigorta A.Ş.’ye husumet yöneltilmemiş olup, birleşen davada taraf sıfatı yoktur. Birleşen davada davalı … Sigorta A.Ş. aleyhine açılmış bir dava yokken, mahkemece davacıların birleşen davadaki tazminat talepleri yönünden … Sigorta A.Ş. hakkında açılan davanın reddine ve davalı vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmiş olması isabetli olmamış, bozma sebebi yapılmıştır.
6-Kabule göre de;
Davacılar lehine toplam 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmiş olmasına rağmen, mahkemece vekille temsil edilen davacılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarınnı reddine, (2), (3), (4), (5) ve (6) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA
, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 28.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.