YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7007
KARAR NO : 2011/2490
KARAR TARİHİ : 21.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalının malik ve sürücüsü olduğu aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, sigortalısına ödediği 44.282.10 TL’ndan, davalının sigorta şirketinden tahsil edilen 32.310.00 TL’nın mahsubu ile kalan 11.972.10 TL’nın, ödeme gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kusur oranına ve tazminat miktarına itiraz ederek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, davanın kısmen kabulü ile, 10.690.00 TL’nın, 13.12.2007 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
TTK.’nun 1283. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin ancak gerçekten uğradığı zararı tazmine mecburdur. Kasko Sigortası Genel Şartları’nın B.3.3.1.1. maddesi hükmüne göre de, tazminatın belirlenmesinde sigorta konusu menfaatin rizikonun gerçekleşmesi anındaki gerçek tazmin değeri esas alınacaktır. Dava konusu aracın kasko sigorta bedeli 51.000.00 TL’dır.
Dosyada mevcut kasko ekspertiz raporunda, sigortalı aracın tamiri için gereken parça ve işçilik bedeli toplam 42.282.10 TL (KDV’siz)’dır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, pert total işleme tabi tutulmasının gerekip gerekmediği değerlendirilmeden, ekspertiz raporunda belirtilen tamir masraflarına göre inceleme yapılarak hasar hesaplanmıştır. Alınan bilirkişi raporu hüküm vermeye elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece, sigortalı aracın riziko tarihi itibariyle gerçek değeri tespit ettirilerek, tamirinin ekonomik olup olmadığı, hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediği, tamir ekonomik değilse, aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedelinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının belirlenmesi yönünden bilirkişiden ek rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 21.3.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.