Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/8611 E. 2011/2823 K. 29.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8611
KARAR NO : 2011/2823
KARAR TARİHİ : 29.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı alacaklı vekili, borçlular hakkında Kırıkhan İcra Müdürlüğünün 2008/993 Esas sayılı dosyasından takip başlattıklarını, borçlu …’ın adına kayıtlı Kumlu ilçesi, Aktaş köyü, 106 ada, 5 nolu parseldeki taşınmazını takipleri sonuçsuz bırakmak için 06.12.2004 tarihinde davalı … Çekirge’ye, onunda 30.01.2006 tarihinde… Tarım Ürünleri Çırçır Prese Tekstil İnş. Mal.San ve Tic. Ltd. şirketine devrettiğini belirterek borçlu ve 3.kişi arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı … Çekirge ve… Tarım Ürünleri Çırçır Prese Tekstil İnş. Mal.San ve Tic. Ltd. Şti., davanın İİK’nun 278/2 maddesindeki 2 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığından, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın 06.12.2004 ve 30.01.2006 tarihlerinde satıldığı, İİK’nun 278 ve 279.maddelindeki iki ve bir yıllık süre içinde yapılmış tasarrufların iptale tabi olduğu, bu süre içerisinde yapılmış bir tasarruf var ise 5 yıl içinde dava açılabileceği,dava konusu olayda borçlu 06.12.2004 tarihinde tasarrufta bulunmuş ve 2 yıllık süre geçmiş olduğundan hak düşürücü sürede açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
İİK’nın 278. maddesinde düzenlenen iptal nedenleri için açıklanan haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki senelik süre bu maddede öngörülen akrabalık ve bedel farkından dolayı iptal ile borçlunun kendisine yahut üçüncü bir şahıs menfaatine kaydı hayat şartiyle irat ve intifa hakkı tesis ettiği akitler ve ölünceye kadar bakma akitleri için belirlenen süre olup İİK’nun 279. maddesinde ise borçlu tarafından verilen rehinler, mutat ödeme vasıtaları dışında yapılan ödemeler, vadesi gelmemiş borç için yapılan ödemeler ve kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için verilmiş şerhlerde 1 yıllık süre belirlenmiştir ve İİK’nın 280. maddesinde sayılan iptal nedenleri için uygulanmaz. 280. maddede sayılan iptal nedenleri için ise beş yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılması mümkündür.
Tasarrufun iptali davalarında borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK.md.281). Bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı). Somut olayda dava dilekçesinin hangi maddeye dayanıldığı yazılmış olmasa dahi yukarıdaki açıklamalar ışığında araştırmanın tüm iptal nedenleri yönünden yapılması gerekir. Bu durumda İİK’nun 280.maddesinde öngörüldüğü gibi tasarruftan itibaren beş yıl içinde takip yapıldığı ve 284.maddesindeki beş yıllık hak düşürücü sürede dolmadığından davanın hak düşürücü süreden reddi hatalıdır. Ancak açıklanan ilkeler ve toplanan delillerden tasarrufun bir ve iki yıllık sürelerin dışında yapıldığı, diğer bir ifade ile haciz tarihinden geriye doğru iki yıl içinde yapılmadığı anlaşıldığından, bedel farkı bulunsa bile tek başına tasarrufun iptali için yeterli değildir. Ancak davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinden birine dayanılmış olsa dahi, mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir. (YHGK.nun 25.11.1987 tarih ve 1987/15-380 Esas 872 Karar sayılı kararı). Ne var ki, borçlu ile davalı 3.kişi arasındaki yakınlık ve 3. kişinin borçlunun alacaklıdan mal kaçırma ya da alacaklıyı zarar kastını bildiği veya bilebilecek durumda olduğu ispatlanmadığından davanın esastan reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle karar verilmesi isabetsiz ise de sonuç itibari ile doğru olan kararın ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı alacaklıdan alınmasına 29.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.