Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/8686 E. 2011/9993 K. 27.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8686
KARAR NO : 2011/9993
KARAR TARİHİ : 27.12.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 117, 105 ada 7, 114 ada 25, 119 ada 64, 121 ada 6, 122 ada 26 ve 123 ada 8 parsel sayılı 909.23, 3353.66, 1828.97, 5314.88, 406.74, 563.94 ve 271.52, metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 101 ada 117, 114 ada 25, 119 ada 64, 121 ada 6 ve 123 ada 8 parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydı, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyteliği nedeniyle davalı …, 122 ada 26 parsel sayılı taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı …, 105 ada 7 parsel sayılı taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde taşınmazlarda miras payı bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 101 ada 117, 105 ada 7, 114 ada 25, 119 ada 64, 121 ada 6, 122 ada 26 ve 123 ada 8 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların ortak muristen gelip gelmediği, ortak muristen geliyor ise taksim edilip edilmediği hususları araştırılmadan hüküm kurulmuştur. Davacı miras payı bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Davalılardan …, taşınmazların taksim sonucu kendisine kaldığını ileri sürmüş olup, taksimin varlığını kanıtlama yükü taksime dayanan tarafa düşmektedir. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar huzuru ile keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişiler, tarafların delil listelerinde isimleri yazılı tüm tanıklar ve tespit bilirkişilerin tamamı ayrı ayrı taşınmazlar başında dinlenilip bu şahıslardan; çekişmeli taşınmazların ortak muris Latif’ten gelip gelmediği, ortak muristen geliyor ise murisin ölümünden sonra taksime tabi tutulup tutulmadığı, taksime tabi tutulmuş ise kime isabet ettiği, davalı tarafa isabet etmiş ise diğer mirasçılara ne verildiği, taşınmaz verilmiş ise nereden verildiği ve diğer mirasçılara verilen taşınmazların akibetlerinin ne olduğu, taşınmazların kim tarafından ne suretle kullanıldığı, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, ortak muris Latif’ten kaldığı sonucuna varıldığı takdirde, terekesinin taksim edildiğini ispatlama yükünün taksime
dayanan davalı tarafta olduğu hususu düşünülmeli, muristen intikal eden tüm taşınmazların onaylı tutanak suretleri getirtilip incelenmeli, mirasçılık ilişkisi devam ettiği süre zarfında, taşınmazlara zilyet eden mirasçıların zilyetliğinin terekeye izafeten olduğu, mirasçı yararına zilyetlik ile iktisap hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeli bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.