Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/2463 E. 2022/2464 K. 27.04.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2463
KARAR NO : 2022/2464
KARAR TARİHİ : 27.04.2022

MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, SS….Toplu İşyeri Yapı Kooperatifinin resen sicilden silindiğini, bu tarihten sonra kendisinin dava dışı kooperatif üyesinden noter aracılığı ile hisse satın aldığını, daha sonra kooperatifin kayıtlardan silindiğini öğrendiğini, kooperatifin malvarlığının bulunduğunu ileri sürerek kooperatifin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Sicil Müdürlüğü davanın Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7’nci maddesi çerçevesinde açıldığını ve bu maddenin 15’inci fıkrası uyarınca yasal beş yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, Kooperatifin terkin edildiği 23.01.2014 tarihinden, davanın açıldığı 08.08.2019 tarihine kadar 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili istinaf etmiş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23.Hukuk Dairesinin 2020- 1568E, 2020- 1353 K. sayılı kararı ile delillerin tartışılması sonucu hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden re’sen terkin edilen kooperatifin ihyası istemine ilişkindir. Davacı noter kanalı ile kooperatif hissesi satın aldığını ve dava dilekçesinde terkin edilen kooperatifin taşınmazlarının mevcut olduğunu, açılacak davada kooperatife husumet düşeceğini, bu nedenle sicilden silinen kooperatifin ihyasını talep etmektedir. Bu durumda davacının dava açmakta hukuki yararı olduğu kabul edilerek davacının bu iddiası mahkemece araştırılıp sonuca göre karar verilmesi gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı doğru olmamış, istinaf mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 28.10.2020 tarihli, 2020/1568 Esas, 2020/1353 Karar sayılı kararın kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, HMK 373/1 maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.04.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.