Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/12308 E. 2011/4184 K. 02.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12308
KARAR NO : 2011/4184
KARAR TARİHİ : 02.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı … şirketi vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalıların malik, sürücü ve sigortacısı oldukları aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, ıslâh ile arttırılmış 16.972.00 TL hasar bedeli, 2.400.00 TL işgücü kaybı ve 2.000.00 TL değer kaybının, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (sigorta şirketi poliçe limitinden sorumlu olarak) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Elektronik Ltd. Şti., duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Davalı …, kusur oranına ve tazminat miktarına itiraz ederek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … şirketi vekili, kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde trafik sigorta poliçesinin bulunmadığını, prim tahsil edilmediğinden mebdeinden iptal edildiğini, kusur oranının ve tazminat miktarının belirlenmesi gerektiğini, kazanç kaybının teminat dışında kaldığını, trafik sigortası teminatını aşan kısım yönünden ihtiyari mali sorumluluk sigortası poliçe limiti ile sorumlu olduklarını, temerrüde düşmediklerini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, davanın kabulü ile, 21.272.00 TL’nın, 16.800.00 TL’na kaza tarihinden, 4.572.00
TL’na ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (sigorta şirketi dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline, kazanç kaybı yönünden değer belirtilmediğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı … şirketi vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı … şirketi vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya ait aracın tescil belgesinde, dava dışı … A.Ş. B.Yeri/Denizli Şubesi’nin 27.06.2005 tarih ve 1424 sayılı yazısı ile dain ve mürtehin olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, dava dışı bankadan kredi alacağının ve rehin kaydının devam edip etmediği hususu sorulup, kredi alacağının devam etmesi halinde, tazminatın öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatinin alınması gerektiğinden, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi halde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
3-Davacı vekili dava dilekçesinde, değişik iş dosyası içerisinde bulunan bilirkişi raporuna dayanarak 12.000 TL hasar, 2.400,00 TL ikame araç bedeli ve 2.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 16.800,00 TL tazminat talebinde bulunulmuştur. Mahkemece, davacının talebi kabul edildiği halde, hüküm fıkrasının 3. bendinde, kazanç kaybı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HUMK.nun 388. ve 389. maddeleri gereğince, hüküm sonuncu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Bu durumda mahkemece, toplam tazminat içerisinde kazanç kaybı ile ilgili davacı lehine karar verildiği halde, hükmün diğer fıkrasında ise kazanç kaybına ilişkin talebin reddine karar verildiği ve karar kendi içinde çeliştiği, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
4- Kabule göre:
a)- Mahkemece, davalı … Şirketi’nin kazaya neden olan aracın trafik (zorunlu mali mesuliyet) sigortacısı olduğu nazara alınarak hüküm kurulmuş ise de, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır.
Davalı … şirketi vekili, söz konusu aracın trafik sigorta poliçesinin müvekkili şirket nezdinde bulunmadığını, prim tahsil edilmediğinden başlangıçtan iptal edildiğini savunmuş ve buna ilişkin tramer kaydını sunmuştur.
O halde, bu savunma üzerinde durularak, hasar tarihini kapsayan trafik sigorta poliçesinin sigortalıya teslim edilip edilmediği sorulup, aslı veya onaylı örneği dosyaya getirtilerek, sigorta ilişkisinin var olup olmadığı tespit edildikten sonra bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
b)- Eğer, yukarıdaki açıklamalar uyarınca yapılan araştırma sonucunda, zarara neden olan aracın davalı … şirketine trafik sigortalı olmadığı belirlenir ise:
Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın, sigorta teminatının kapsamını belirleyen 1. maddesine göre, bu tür sorumluluk sigortasını yapan sigortacı, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını poliçede yazılı hadlere kadar temin etmekle yükümlüdür.
Davalı … şirketi, kazaya karışan aracı kasko ve ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçeleri ile teminat altına almış olup, ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi teminat limiti kaza başına maddi 20.000.00 TL, zorunlu mali sorumluluk sigortasının kaza tarihindeki araç başına maddi teminat limiti ise 12.000.00 TL’dır. Bu durumda, İMSS teminatı, ZMSS teminatını aşan kısım yönünden devreye gireceğinden, bu husus gözetilerek bir karar verilmelidir.
c)- Tazminat hesabı yönünden, davalının itirazına uğrayan tek taraflı tespit raporu hükme esas alınamaz.
HUMK’nun 275. ve devamı maddelerine göre, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, mahkemece uzman bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulması zorunludur. Trafik kazalarında hasar bedelinin hesaplanması uzmanlığı gerektiren konulardandır. Bu durumda mahkemece seçilecek hasar uzmanından, araçtaki oluşan hasar bedeli, ikame araç bedeli ve değer kaybının tesbiti konularında ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
d)- İkame araç bedelinin, ZMSS ve İMSS Genel Şartları uyarınca teminat kapsamında kalıp kalmadığı tartışılmadan tazminata ilave edilmeside isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … şirketi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) a), b), c), d) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı … şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … şirketine geri verilmesine 2.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.