YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4429
KARAR NO : 2011/4271
KARAR TARİHİ : 03.05.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Eskişehir 6.İcra Müdürlüğü’nün 2009/18527 sayılı takip dosyasından 26.02.2010 tarihinde trafik kaydına haciz konulan … plakalı aracın, 19.02.2010 tarihinde borçlu …’tan satın aldığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, icra takibinden sonra borçlunun davacı akrabasına yaptığı satış işleminin alacaklıdan mal kaçırma amacıyla ve muvaazalı olduğunu belirterek davanın reddini,%40 tazminatın davacıdan tahsilini savunmuştur.
Davalı borçlu savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre; 2918 Sayılı KTK’nun 20. Maddesi gereğince davacı 3. kişinin dava konusu aracı hacizden önce satın aldığı gerekçesiyle davanın kabulüne Eskişehir 6.İcra Müdürlüğü’nün 2009/18527 sayılı takip dosyasından haczedilen … plakalı aracın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; 3.kişinin İİK 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
İstihkak davası sırasında davalı alacaklının danışık savunmasını ileri sürebileceği ve hakimin bu iddia üzerinde durarak sunulan kanıtları değerlendirmesi gerektiği Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir. Davalı alacaklı, işlemin danışığa dayalı olduğunu yargılamanın her aşamasında ileri sürebilir ve bu savunmasını tanık dahil 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda yazılı her türlü delille kanıtlayabilir (MK 6.madde). Bu savunmanın incelenmesi için
alacaklının İİK 277 ve devamı maddeleri uyarınca bağımsız olarak ya da İİK 97/17 maddesi uyarınca karşılık olarak tasarrufun iptali davası açması gerekli değildir.
Somut olayda davalı borçlu, borcun doğumundan ve icra takibinin kesinleşmesinden sonra hacizden bir hafta önce dava konusu aracı yeğeni (kardeşinin oğlu) davacı 3. kişiye satmıştır.Satışın alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlem niteliğinde olduğu anlaşıldığından bu noter satış işlemi alacaklıların hakkını etkilemez.
İİK’nun 86/3.maddesine göre dürüstlük kurallarına aykırı olarak taşınır mal üzerinde 3.kişinin kazandığı haklar alacaklının hacizle o mala ilişkin haklarını ihlal ettiği oranda geçersizdir.
Bu durumda alacaklıdan mal kaçırmak amacına yönelik olarak yapılan satış danışıklı olup (İİK 278/3-1 ve 280/1 maddeleri gereğince )geçersiz olduğundan davacı 3. kişinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 03.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.