Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/10540 E. 2012/13749 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10540
KARAR NO : 2012/13749
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili davalılardan …’ın maliki, …’nin sevk ve idaresindeki aracın dava dışı araçla çarpışması sonucu kontrolden çıkıp müvekkiline ait araca çarpması sonucu müvekkil aracının hasarlandığını belirtip, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.776,00 TL parça bedeli, 1.000,00 işçilik, 500,00 TL değer kaybı ve 300,00 TL araç yoksunluğu tazminatı olmak üzere toplam 3.576,00 TL ‘nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 24.10.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 7.576,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı … vekili, kusura itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, kaza tarihinde aracını sattığını bildirip davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 4.735,00 TL’nin 01.12.2010 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davalı araç sürücüsü … 5/8, dava dışı araç sürücüsü ise 3/8 oranında kusurlu bulunmuş olup,mahkemece de, davalılar 5/8 kusur oranına göre sorumlu tutulmuştur.
Oysa, dava, tam kusura dayanılarak, müteselsilen tahsil istemiyle açılmış olup, tek bir olaya bağlı aynı haksız eylemden değişik hukuki nedenlerle sorumlu olanlardan her biri BK.’nun 50. ve 51. maddeleri uyarınca zarardan müteselsilen sorumludurlar. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, aynı Kanun’un 141. ve 142. maddelerine göre borcun tamamından sorumludurlar.Nitekim, 2918 sayılı KTK.nun 88/1 nci maddesinde, trafik olayı nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. Sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre BK’nun 146. maddesine göre birbirlerine rücu hakkı da esasen mevcuttur. Davacının müterafik kusuru bulunsa idi,ancak o takdirde,aynı Kanun`un 86/2. maddesi uyarınca, zarar miktarından bu kusur oranına göre indirim yapılması mümkün olacak idi.
Davacının müterafik kusurunun bulunmadığı somut olayda, bilirkişi raporu ile belirlenen zarar miktarının tamamından davalıların sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiştir.
3-Davanın açılmasından önce yapılan delil tesbitine ilişkin giderler yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle dava öncesi delillerin tesbiti için yapılan yargılama giderlerinin hüküm altına alınması gerekir. Somut olayda davacı vekili tarafından müvekkilinin aracında meydana gelen zararın tespiti yönünden … 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/832 Değişik İş sayılı dosyasında tespit yaptırılmıştır. Bu durumda mahkemece tesbit için yapılan giderlerin yargılama gideri olarak tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 10.12.2012 gününde …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
(Karşı oy)
Somut uyuşmazlıkta, davacıya ait … plakalı araca, davalıların sürücü ve işleteni oldukları … plakalı aracın %100 kusurlu çarpmak suretiyle hasara sebebiyet verdiği, davacının kusursuz bulunduğu, … plakalı dava dışı araç sürücüsünün de kusurlu bulunması halinde bu araçla ilgili dava ve talep haklarının saklı tutulduğu iddiasıyla toplam 7.576,00 TL maddi zararın davacı aracına çarpan… plakalı aracın sürücü ve işleteninden müştereken ve müteselsilen tahsili istemiyle dava açılmış,
Davalılar davanın reddini savunmuş,
Yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporunda olayda davacının kusursuz, davalıların 5/8, dava dışı araç sürücüsünün de 3/8 oranında kusurlu oldukları, davacı aracında 7.576,00 TL hasar ve zarar meydana geldiği mütalaa edilmiş,
Mahkemece bilirkişi raporuna, davalıların 5/8 kusur oranına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,
Kararın davacı vekilince temyizi üzerine sayın çoğunlk görüşü doğrultusunda “….2918 sayılı KTK 88/1, 818 sayılı BK 50, 51, 141, 142 ve 146.maddesine göre olayda kusursuz olan davacının tüm zararını müşterek müteselsil sorumlulardan herhangi birisinden talep edebileceği, bu halde davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyorum.
Uyuşmazlık, davacı aracının hasarlanması ile sonuçlanan trafik kazasında, davacının kusursuz, … plakalı araç sürücüsü ve işleteninin %100 kusurlu oldukları iddiasıyla açılan davada, dava dışı araç sürücüsünün 3/8 davalılarında 5/8 oranında kusurlu bulunması nedeniyle olayda kusursuz olan davacının tüm zararını 5/8 kusurlu davalılardan talep edip edemeyeceği, davalıların 3/8 kusurlu dava dışı araç sürücüsünün kusurundan da 818 sayılı BK 50, 51, 141 ve 142.maddesi gereğince sorumlu tutulup tutulamayacağına ilişkindir.
Trafik kaza tutanağı davacının kusursuz, davalının asli, dava dışı araç sürücüsünün de tali kusurlu olduklarından bahisle düzenlenmiş,

Davacı davalı dilekçesinde dava dışı araç sürücüsü ve işleteninin de zarardan müteselsilen sorumlu oldukları konusunda talepte bulunmak bir yana bu araç sorumlularınında kusurlu bulunmaları durumunda talep ve dava haklarını saklı tuttuğunu açıkça belirterek davalıların %100 kusurlu oldukları iddiası ile dava açmıştır.
Davacının dava dilekçesindeki alacağın müştereken ve müteselsilen tahsiline ilişkin talebi,… plakalı araç işleten ve sürücüsü olan davalılara yönelik olup dilekçede dava dışı araç sürücüsü ile ilgili hiç bir istek ve tesbit bulunmadığından müştereken ve müteselsilen tahsil talebinin dava dışı araç işleten ve sürücüsünü de kapsadığının kabulü mümkün değildir.
Kaldı ki, davacı dava dilekçesinde dava dışı aracın kusurunun tesbiti halinde talep ve dava haklarını açıkca saklı tutmuştur.
Davacının, davalıların %100 kusuruna dayanılarak açtığı davada bilirkişi raporuyla davalıların olayda 5/8 oranında kusurlu bulunduklarının belirlenmesine, zararın müşterek ve müteselsilen tahsili talebinin sadece davalılara yönelik bulunmasına, dava dışı araç sürücüsü ve işleteninin olayda kusurlarının bulunması durumunda her türlü dava ve talep haklarının saklı tutulduğunun dava dilekçesinde açıklanmasına göre davada 818 sayılı BK 50, 51, 141 ve 142 maddelerine uygun bir talepten söz edilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Yerel mahkemenin davalıları kusurları oranında tazminatla yükümlü tutmasında anılan yasal düzenlemelere aykırı bir yön bulunmadığından yerel mahkeme kararının yargılama giderleri yönünden düzeltilerek onanması gerekirken bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.