Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/770 E. 2011/9146 K. 16.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/770
KARAR NO : 2011/9146
KARAR TARİHİ : 16.12.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 114 ada 19 parsel sayılı 13.941,84 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, satış, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla davalılar …, …, ve … adlarına tesbit edilmiştir. Hazine, zilyetlik koşullarının oluşmadığını iddia ederek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın … Köyü Mera Sınırlandırma krokisi alanı dışında kaldığı, tarım arazisi olduğu ve davalı taraf yararına 3402 sayılı Yasası’nın 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı biçimde karar verilmiştir. Ne var ki, kadastro tespitinden evvel yapılarak kesinleşen mera tahsisi bulunmaması nedeniyle kadastro sırasında belirlenen mera sınırının kesinleştiğinden söz edilemez. Taşınmaz eylemli olarak meraya bitişik olduğuna göre yöntemine göre mera araştırması yapılması zorunludur. Mahkemece yapılan keşifte komşu köyden bir yerel bilirkişi dinlenmiş ise de, taşınmazın kısmen doğusu ile güneyinde komşusu olan 114 ada 33 sayılı parselin kadim mera niteliğinde olup olmadığı, çekişmeli taşınmazın mera parselinin devamı niteliğinde bulunup bulunmadığı konusunda beyanı olmadığı gibi ziraat bilirkişisinden de taşınmazın niteliği ve mera parseli ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı rapor alınmamış olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde davada yararı olmayan komşu köylerden seçilecek elverdiğince yaşlı, tarafsız, taşınmazın bulunduğu yeri iyi bilen kişiler arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, 3 kişilik ziraatçı bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisi huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, keşifte dava konusu taşınmazın bitişiğinde bulunan mera taşınmazının kadim nitelikte mera olup olmadığı, çekişmeli taşınmazın bitişik meradan açılmak suretiyle elde edilmiş olup olmadığı, mera ile taşınmaz arasında ayırıcı doğal ya da yapay sınır bulunup bulunmadığı ayrıntılı olarak sorulup saptanmalı, ziraatçı bilirkişi kurulundan taşınmazın toprak yapısı ve bitki örtüsü ile bitişik mera parselinin ve diğer parsellerin toprak yapısı ve niteliğini karşılaştırmalı olarak değerlendiren ayrıntılı rapor ve fen bilirkişisinden keşfi izlemeye ve denetime elverişli rapor alınmalı, tespite aykırı sonuca varılması halinde tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenilmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 16.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.