Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/7495 E. 2011/2831 K. 29.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7495
KARAR NO : 2011/2831
KARAR TARİHİ : 29.03.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı araçta davacıların murisinin yolcu olarak bulunduğunu, meydana gelen trafik kazasında davacılar murisinin vefaat etmesi nedeniyle desteklerini yitirdiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere murisi eşi Server için 8.000 TL çocuğu Efnan için 2.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini Server için 89.029,36 TL Efnan için 18.064,56 TL olmak üzere toplam 107.093,92 TL’nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili için ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacılar murisinin yolcu olarak bulunduğu aracın aynı zamanda işleteni olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarına göre sigorta şirketinin işletenin üçüncü şahıslara olan sorumluluğunu üstlendiğini, mirasçıların üçüncü şahıs olmadığını davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile Server için 89.029,36 TL Efnan için 18.064,56 TL olmak üzere toplam 107.093,92 TL’nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesine davalı tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK’nın 91. maddesi ile işletenlerin, aynı yasanın 85/1. maddesine göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere, trafik sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmiş bulunmaktadır. Anılan yasanın 85/1.maddesinde ise, bu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümü
ne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olması halinde, aracın işletenin bu tür zarara uğrayan 3. kişilere karşı sorumluluğu düzenlenmiş bulunmaktadır. Keza, aynı yasanın 92/a ve b bentlerinde de aynı amaca yönelik düzenleme yapılmıştır. Nitekim, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının sigortanın kapsamını belirleyen 1. maddesinde de bu husus açık bir şekilde hükme bağlanmış bulunmaktadır. O halde, bu tür sigortalarda sigorta teminatı altına alınan zararların üçüncü kişilerin beden ve mallarında meydana gelen zararların olduğu tartışmasız bir husustur.
Dava konusu olayda ise, yukarıda da belirtildiği şekilde davacıların murisi ve desteği olan işleten, kendisine ait araçta yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen kazada ölen kişi konumunda olsa da üçüncü kişi sayılamaz. Ayrıca, davacılar da bu olay sebebiyle doğrudan bedensel bir zarar görmeyip, işletenin bu kazada ölmesi sebebiyle yansıma şeklinde oluşan destek zararlarını işletenin trafik sigortacısı olan davalı … şirketinden talep etmektedirler. Bu itibarla, davacıların, murislerinin işleten sıfatı ile yaptırdığı zorunlu trafik sigortasından destekten yoksun kalma adı altında bir tazminat talebinde bulunmaları mümkün değildir.
O halde, mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 29.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.