YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6180
KARAR NO : 2011/10016
KARAR TARİHİ : 28.12.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında kadastro komisyonu tutanağı ile 440 ada 27 parsel sayılı 14739,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespitten sonra davacı … Ilderten’e vesayeten … tarafından … ve … aleyhine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak malik hanesinin doldurulması istemi ile açılan tescil davası, çekişmeli taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın davacı … İlderten mirasçısı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın davacı tarafça dayanılan tapu kaydı kapsamında kaldığı ve 1948 yılından beri davacı tarafın zilyetliğinde olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/89 Esas ve 1969/19 Esas sayılı dosyalarında dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edildiğine göre, sözü edilen dava dosyalarının dava konusu yer hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmek suretiyle Kadastro Mahkemesine aktarılması, dava dosyaları ile kadastro tutanağı birleştirilerek Kadastro Kanunu’nun 11. maddesinde yazılı şekle uygun olarak askı ilanının yaptırılması, aktarılan dava dosyalarında taraf olan kişilere de duruşma günü tebliğ edilerek davadan haberdar edilmeleri suretiyle taraf koşulunun sağlanması, bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları birlikte değerlendirilerek davanın esasına ilişkin bir hüküm kurulması gerekirken, mahkemece bu yön gözetilmeksizin işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı … temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına 28.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.