Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/2887 E. 2011/3129 K. 31.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2887
KARAR NO : 2011/3129
KARAR TARİHİ : 31.05.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden davacı … vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen davalı Hazine vekili Avukat Özgür Bektaş geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 119 ada 95 parsel sayılı 9720.88 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ham toprak niteliğindeki yerlerden olması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında … ve diğerleri, davacı ile aynı iddialara dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin ham toprak, kayalık niteliği ile davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ile müdahil … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacı tarafça sunulan tapu kaydının uygulanma kabiliyetinin olmadığı ve davacı taraf yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığı kabul edilerek karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı ve katılan tarafından tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanıldığı halde, yöntemince tapu kaydı uygulaması yapılmadığı gibi yöntemince zilyetlik araştırması da yapılmamıştır. Mahallinde yapılan keşifte tek yerel bilirkişi dinlenilmekle yetinilmiştir. Bu şekilde yetersiz araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; davacı ve katılanın dayanağını oluşturan tapu kayıtları tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Arşiv Dairesi Başkanlığı ile mahalli Tapu Sicil Müdürlüğünden ayrı ayrı getirtilmelidir. Aynı şekilde çekişmeli taşınmaza komşu olan tüm taşınmazlara ait kadastro tutanağı örnekleri ve varsa kadastro tespitlerinin dayanaklarını oluşturan, kayıtları tesislerinden itibaren bütün tedavülleri ile getirtilmelidir. Davacı ve katılanın dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının kadastro çalışmaları sırasında herhangi bir taşınmaza uygulanıp uygulanmadıkları da Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden sorulup saptanarak uygulanmışlarsa uygulandıkları taşınmazlara ait onaylı kadastro tutanağı örnekleri ile
kadastro tespiti sonrasında oluşmuş tapu kayıtları dosya içine getirtilmelidir. Bundan sonra 3 kişiden oluşacak yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve tüm tespit bilirkişileri, 3 kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu, jeolog bilirkişi ve uzman fen bilirkişi hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte; öncelikle davacı ve katılanın dayanıklarını oluşturan tapu kayıtları, mevkisi ve tüm sınırları tek tek okunarak mahalline uygulanmaya çalışılmalı, yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanıkla kanıtlama olanağı tanınmalı, yerel bilirkişiler ve tanıklarca gösterilen sınırlar uzman fen bilirkişisine işaret ettirilmelidir. Özellikle dayanak kayıtların sınırlarında okunan değirmene giden yolun çekişmeli taşınmazın sınırından geçen yol olup olmadığı ile bu yolun zaman içinde güzargah değiştirip değiştirmediği, güzargah değiştirmişse önceki güzargahının neresi olduğu üzerinde durulmalıdır. Aynı şekilde yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şeilde kullanıldığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının beyanları arasında doğabilecek çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmesine çalışılmalı, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildirir, zilyetlikle edinilebilcek tarım arazisi niteliğindeki yerlerden olup olmadığını açıklar, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, gerektiğinde çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilecek fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır. Jeolog bilirkişiden, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden mi yoksa zilyetlikle kazanılabilecek tarım arazisi niteliğindeki yerlerden mi olduğunu irdeler ayrıntılı rapor alınmalıdır. Uzman fen bilirkişisinden yapılan keşif ve uygulamaları izleyip denetlemelere olanak verir, yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilecek sınırlar işaretlenmiş, kısmen veya tamamen dayanak kayıtların kapsamında kalıp kalmadığını irdeler ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bundan sonra, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Davacı vekili ile katılanın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 825.00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, 31.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.