Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/11073 E. 2011/4216 K. 03.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11073
KARAR NO : 2011/4216
KARAR TARİHİ : 03.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili,müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, meydana gelen tek taraflı kazada aracın hasar gördüğünü, hasar bedelinin sigorta şirketi tarafından ödenmediğini belirterek 14.000 TL. tazminatın kaza tarihinden işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, aracın kiralık araç olarak kullanıldığın, kasko sigorta poliçesinde aracın kiralık olarak kullanılması halinde hasar ödemesi yapılmayacağının belirtildiğini, davacının doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre kasko sigorta poliçesinde yazılı özel şart gereğince aracın kiralık olarak kullanılması halinde hasar ödemesi yapılmayacağı belirtildiğinden hasarın kasko sigorta poliçesi kapsamı dışında olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Dosya içeriğine göre davacıya ait aracın Afyon şeker fabrikasına uzun süreli olarak kiraya verildiği sabittir. Kasko sigortası genel şartlarında, özel aracın sigortacının bilgisi dışında ticari olarak kullanılması teminat dışı bir hal olarak düzenlenmemiştir. Bu maddenin amacı, sigorta primini yükseltmeyi amaçlamaktadır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, sigorta tarafından durumun öğrenilmesinden sonra sözleşme feshedilmediğine göre, tahakkuk ettirilen prim ile aracın uzun süreli olarak kiralanacağının bilinmesi durumunda ödenmesi gereken prim arasındaki oran belirlenerek, bu orana göre hasardan indirim yapılarak, bir anlamda proporsiyon indirimi yapılarak sigortaca ödenmesi gereken miktar bulunup, buna göre karar vermektir.Mahkemece,hasar bedelinin belirlenmesi ve açıklanan hususta hesaplama yapılmak üzere, konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 3.5.2011 tarihinde oybirilğiyle karar verildi.