YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11675
KARAR NO : 2011/4256
KARAR TARİHİ : 03.05.2011
Anamur İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak ve istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine birleştirilen davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı- k.davalı alacaklı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davalı alacaklı vekili, Anamur İcra Müdürlüğünün 2005/353 sayılı takip dosyasından 15.4.2005 tarihinde haczedilen kavak soyma makinasıyla ilgili borçlunun kardeşi davalı …’in istihkak iddiasında bulunduğunu mahcuzun borçluya ait olması nedeniyle davalı 3. kişinin istihkak iddiasının İİK 44. madde gereğince reddi ile kötüniyet tazminatının tahsilini, birleşen davanın reddini dava ve talep etmiştir.
Davalı-Birleşen davanın davacısı … vekili, dava konusu kavak makinasını 28.11.2001 tarihinde aldıklarını, borçlunun dükkanıyle müvekkilinin dükkanının farklı olduğunu, belirterek davanın reddini kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini, birleştirilen dava yönünden
ise aynı takip dosyasında 15.4.2005 tarihli haciz tutanağının 2. sayfasındaki hızar makinası, planya bileme makinası ve 9 ton kavak ve küçük kantarın müvekkilleri … ve …’e ait olması nedeniyle istihkak iddiasının kabulüyle haczin kaldırılmasını dava ve talep etmiştir.
Borçlu tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, yapılan keşif dinlenen tanık beyanları ve toplanan delillere göre; dava konusu kavak soyma makinasının davalı 3. kişinin atölyesinde haczedildiğinden mülkiyet karinesinin davalı 3. kişi yararına olduğu aksinin davacı alacaklı tarafından ispatlanamadığından davacının davasının reddine, davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalıların tazminat isteminin reddine, birleştirilen davanın kabulüne 15.4.2005 tarihli Sanayi Sitesi A Blok No:13 adresinde haczedilen menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davacı-birleşen dosyanın davalısı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Esas dava İİK 99. madde gereğince alacaklı tarafından açılmış 3.kişinin istihkak iddiasının kaldırılması, birleştirilen dava ise İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3. kişi tarafından açılmış istihkak davasına ilişkindir.
Esas dava yönünden haczin davalı 3.kişinin adresinde yapılmış olması nedeniyle mülkiyet karinesinin davalı 3.kişi yararına olduğunun kabulü doğru olmakla birlikte; haciz tutanağında beyanı bulunan site bekçisinin, dava konusu kavak soyma makinasının borçlunun dükkanından davalı 3.kişi abisinin dükkanına taşındığını söylediği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece,davalı borçlu ve 3.kişi …’in faaliyete başlama tarihleri,faaliyet adresleri ve davalıların ortaklığı olup olmadığının tesbiti bakımından vergi dairesi, ticaret odası ve zabıtadan araştırma yapılması,dava konusu makinaya ait 30.11.2001 tarihli fatura aslının faturayı düzenleyen şirketten istenmesi ve gerektiğinde şirket yetkilisinin tanık olarak dinlenmesi ve faturadaki makine ile haczedilen makinanın aynı makine olup olmadığı yönünden keşif yapılması ve uzman bilirkişiden alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Birleştirilen dava yönünden ise dava kabul edilmiş olmakla birlikte gerekçesi açıklanmamıştır. Bu durum mahkeme kararlarının gerekçeli olması gereğini düzenleyen Anayasanın 141 ve HUMK’nun 388.maddesine aykırıdır. Birleştiren davada, dava konusu mahcuzlar borçlunun adresinde haczedildiğinden İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Karinenin aksi bakımından dinlenen tanik beyanları yeterli olmadığı gibi, dava konusu mahcuzların borcun doğumundan sonra borçlu tarafından davacı babası ve abisine satıldığı 31.03.2005 tarihli fatura ve 12.04.2005 tarihli yoklama fişinden anlaşıldığından borçlu ile davacılar arasında mal kaçırma amacıyla yapılan muvazaalı işlemlerin iyiniyetli alacaklının hakları etkilemiyeceği gerekçesiyle birleştirilen davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü de isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-birleşen davanın davalısı alacaklı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı-birleştirilen dosyanın davalısı alacaklı …’a geri verilmesine 03.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.