YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11858
KARAR NO : 2012/13077
KARAR TARİHİ : 26.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarptığını, müvekkili tarafından sigortalısına 57.000 TL hasar bedeli ödendiğini belirterek davalı araç sürücüsünün %75 kusur oranına isabet eden 42.750 TL’nin ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, kazanın meydana gelmesinde kaskolu araç sürücüsünün kusurlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı HDI Sigorta A.Ş vekili, sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, temerrüde düşürülmediklerini bildirmiştir.
Yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm, Daire’nin 27/05/2008 gün 2008/1343 Esas 2008/2816 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, 28.000 TL’nin 27/12/2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı … başkanlığından tahsiline, davalı HDİ Sigorta A.Ş.’ye yönelik davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranlarının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına karar verilmiştir. Oysa, bozma ilamı öncesi verilen kararda hükmedilen tazminat için yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş olup karar davacı tarafça temyiz edilmemiştir. O halde, uygulanacak faizin niteliği yasal faiz olarak kesinleştiğine göre bozma ilamı sonrası verilen kararda davalılar aleyhine olacak şekilde avans faiz uygulanmasına hükmedilmesi doğru değildir.
3-Mahkemece bozma ilamı sonrası alınan ve benimsenen 03/04/2012 tarihli bilirkişi ek raporunda, sigortalı aracın 2. el piyasa rayiç değerinin 57.000 TL olduğu belirtilmiştir. Oysa, bozulan hükme dayanak teşkil eden bilirkişi raporunda, sigortalı aracın 2. el piyasa rayiç değerinin 55.000 TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. O halde, davacı tarafın bozulan hükme karşı temyiz yoluna başvurmadığı dikkate alınıp bozma sonrası aracın rayiç değerinin 55.000 TL’den daha fazla belirlenemeyeceği gözetilerek davacının gerçek zararının buna göre belirlenmesi gerekirken bu hususu gözden kaçıran bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’na geri verilmesine 26/11/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.