YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7226
KARAR NO : 2011/9491
KARAR TARİHİ : 20.12.2011
MAHKEMESİ : … 5. İCRA MAHKEMESİ
Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanık …’nun İİK’nun 338/1. maddesi gereğince üç ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve 296.469,00 TL tazminatın sanıktan tahsiline karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık tarafından temyiz edildiğinden Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Her ne kadar temyiz dilekçesinde duruşmalı temyiz talebinde bulunulmuş ise de, dilekçe ekinde masraf eklenmediği anlaşıldığından duruşma talebinin reddi ile yapılan incelemede;
1- Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçuna ilişkin kurulan hükmün temyiz incelemesi Sonucunda;
Birinci haciz ihbarnamesine 26.02.2008 tarihinde sanık vekilinin itirazda bulunduğunun anlaşılması karşısında,vekilin beyanından dolayı asilin sorumlu tutulamayacağı dikkate alınmaksızın sanığın beraati yerine cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre de; 30.07.2003 gün ve 25184 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4949 sayılı İİK’nunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 99.maddesi ile İİK’nun 352. maddesine eklenen fıkra uyarınca dava ve cezanın İİK’nun 354. Maddesinde yazılı sebeplerden düşeceğinin kararda belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
İsabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün kısmen istem gibi BOZULMASINA,
2- Tazminata ilişkin kurulan hükmün temyiz incelemesi sonucunda;
Sanığın borçlu şirketin ortağı olup, 03.11.2008 tarihli bilirkişi raporuna göre 56.821,06 TL şahsi borcunun, 146.000,85 TL (… avansları hesabında … hesap kodunda) ve 200.000,00 TL ödenmemiş sermaye borcunun bulunduğu saptanmış, bunlardan sermaye borcu ortaklık iç ilişkisi olması nedeniyle haczi mümkün değil ise de, diğer borçlarının sermaye borcu olmaması nedeniyle haczi mümkün bulunduğundan kendisine birinci haciz ihbarnemesi gönderilmesinde yasaya aykırılık bulunmamakla birlikte, davalının şirkete olan şahsi borç toplamı kadar (202.821,91 TL) tazminat yerine, birinci haciz ihbarnamesinde gösterilen ve borçlu şirketin alacaklıya olan borç miktarı kadar (296.469,00 TL) tazminatın kabulüne karar verilmesi,
Kabule göre de; hükmün esasını oluşturan ve tefhimle geçerlilik kazanan kısa kararda vekalet ücreti ve nisbi harç konusunda hüküm kurulmadığı halde, gerekçeli kararda kurularak hükmün karıştırılması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün kısmen istem gibi BOZULMASINA, 20.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.