Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/10884 E. 2012/12497 K. 14.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10884
KARAR NO : 2012/12497
KARAR TARİHİ : 14.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının müvekkiline ait aracın kasko sigortacısı olduğunu, 29.09.2010 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin aracının hasarlandığını ancak davalı tarafça hasar bedelinin kendilerine ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 18.000 TL araç hasar bedelinin ihbar tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, yetki itirazında bulunmuş, aracın daha önce maruz kaldığı kazalar ve bunlara uygulanan onarımlar dikkate alındığında hasar miktarının 6.561,47 TL olduğunu, miktar açısından taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 6.561,47 TL hasar tazminatının ihbar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalı … şirketine Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı araçta oluşan hasarın tahsili istemine ilişkindir.
Bu tür sözleşmeye dayalı davalarda da genel yetkili mahkeme, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 1086 Sayılı HUMK. nun 9/1’inci maddesi uyarınca davalının ikametgahı
mahkemesi ise de, Kasko Sigortası Genel Şartları’nın C.8’inci maddesi hükmünde, sigortacı aleyhine açılacak bu tür davada, davalı sigortacının merkezinin veya sigorta sözleşmesini yapan yetkili acentenin ikametgahının bulunduğu ve rizikonun meydana geldiği yer mahkemesi de yetkili mahkeme olarak kabul edilmiştir. HUMK.nun 19’uncu madde hükmünde de, rizikonun meydana geldiği yer mahkemesi de yetkili mahkeme olarak kabul edilmiş, sigorta sözleşmelerine aksine konulan şartların geçersiz olacağı kesin bir şekilde belirlenmiş bulunmaktadır. Bu hükmün konuluş nedeni, ekonomik yönden güçlü bulunan sigorta şirketlerine karşı kişileri korumaktadır. Bu maddedeki yetki kuralı kamu düzenine ilişkin olup, ancak kesin olmayan nitelikte yetki kurallarındandır.
Somut olayda;
Davalı vekiline dava dilekçesi 01.11.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili süresinde 10.11.2010 havale tarihli dilekçesiyle yetki itirazında bulunmuş, yetkili mahkeme olarak şirket merkezinin bulunduğu Şişli Mahkemelerini göstermiştir. Davaya konu kaza Göztepe’de gerçekleşmiş olup, davalı … şirketinin merkezi Şişli’de, poliçeyi tanzim eden acente ise Pendik’de bulunmaktadır. Bu durumda, davalı … şirketi vekilinin yetki itirazı yerinde olup mahkemece yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili Şişli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının ikametgahının Ümraniye olduğu gerekçesiyle yetki itirazının reddi ile işin esasına girilerek hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
2-Bozma kapsamına göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına
, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 14.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.