YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11418
KARAR NO : 2011/4253
KARAR TARİHİ : 03.05.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Ankara 20.İcra Müdürlüğünün 2010/2532 Esas sayılı dosyasından 30.04.2010 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını %40 tazminatın tahsilini; birleşen dosyada da 30.04.2010 tarihli haczin müvekkilinin adresinde yapılmış olması ve borçlunun ancak davacı şirketteki kar payı veya tasfiye payına haciz konulabileceğinden İİK 96-97.maddeler gereğince yapılmış haczin iptali ile İİK 99.maddeye göre yapılmış sayılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını, haczin tebligat adresinde yapıldığını,davacı ile borçlu arasında organik bağ bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre;haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmış olması nedeniyle İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğu,davacının ibraz ettiği vergi levhası, oda sicil kaydı, hafta tatili izin formu gibi belgelerin tek taraflı irade ile üretilebilecek belgelerden olduğundan kanuni mülkiyet karinesinin aksini ispat için yeterli görülmediği, haciz yapılan yerin işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının borçlu adına olması, borçlunun davacı şirketin ortağı olması ve tanık beyanlarına göre borçlunun haciz yapılan yerle ilgisinin devam ettiği gerekçesiyle şikayetin ve istihkak davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin istihkak davası ile İİK 16.maddeye göre açılmış memur muamelesini şikayete ilişkindir.
İstihkak ve şikayet davaları süre,harç,yargılama prosedürü ve temyiz inceleme yeri yönünden farklı usule tabi olduğundan mahkemece davacı 3.kişi tarafından açılan istihkak davası ile şikayet davasına ayrı ayrı bakılması gerekirken davaların birleştirilmesi doğru görülmemiştir.Mahkemece davalar tefrik edilerek yargılamaya istihkak ve memur muamalesini şikayet olarak ayrı ayrı bakılmalı ve sonucuna göre ayrı ayrı karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı kişiye geri verilmesine 03.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.