Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/8766 E. 2011/2342 K. 17.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8766
KARAR NO : 2011/2342
KARAR TARİHİ : 17.03.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Kartal 1.İcra Müdürlüğünün 2009/6221 Esas sayılı takip dosyasında, 14.10.2009 tarihinde haciz şerhi konulan aracın, müvekkilince hacizden önceki bir tarihte noter satış sözleşmesi ile borçludan satın alındığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin aracın halen borçlu üzerine kayıtlı olması nedeni ile konulduğunu, dava açılmasına sebebiyet vermediklerini, aracı süresi içinde üzerine tescil ettirmeyen davacının kusurlu bulunduğunu savunmuştur.
Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, haczin noter satışından sonra konulduğu, davalı alacaklı vekilinin ilk oturumda davaya kabul ettiği gerekçeleriyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına davalı alacaklı dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına ve davacı vekili yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece, davalı alacaklı vekilinin ilk oturumda davayı kabul ettiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Davalı alacaklı vekilinin 25.3.2010 tarihli ilk oturumundaki “.. sözleşme geçerli bir sözleşme ise iddiaya bir diyeceğimiz yoktur.” şeklindeki beyanının “davayı kabul” olarak değerlendirilmesi HUMK.nun 92 vd. maddelerine aykırılık teşkil eder. Kaldı ki, davalı vekilinin bu beyanı davayı kabul olarak kabul edilse bile davalı tarafından haczin kaldırılmadığı da ortadadır. Bu durumda haciz tarihi, noter satışından sonra olduğu için mülkiyet satış tarihinde davacıya geçtiğinin kabulünde bir isabetsizlik yoktur.
2- Alacaklı tarafından haciz kaldırılmadığından dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine, davacı vekili lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken hükmün HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2.bendindeki “…alınması gereken 427,45 TL.” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “daha az olan toplam alacak değeri üzerinden hesaplanan bakiye 429,45 TL. harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına” ibaresinin yazılmasına; yine hüküm fıkrasının 3.bendinin tamamen hükümden çıkartılarak yerine “Davacı tarafından yapılan 153,90 TL. peşin harç ile 10,60 TL. posta gideri toplamı olan 163,90 TL. yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine” tümcesinin yazılmasına; hüküm fıkrasının 4.bendindeki “..vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine” takdir edilen 1.156,56 TL. nisbi vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine” tümcesinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.25 TL. kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 10.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.