YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7481
KARAR NO : 2011/2764
KARAR TARİHİ : 28.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekilince süresi dışında davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi Alparslan Koç’a ait, davalıya kasko sigortalı aracın, meydana gelen kazada hasarlandığını, başvuruya rağmen davalı sigortanın ödeme yapmadığını belirterek, 15.500.00 TL’nın, olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, istiap haddinden fazla yük taşınması nedeniyle birinci hasarın meydana geldiğini, ikinci hasarın ise, sigortalının riziko gerçekleştikten sonra zararı önlemeye ve azaltmaya yarayacak önlemleri almadığından oluştuğunu, rizikonun teminat kapsamı dışında kaldığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın, münhasıran istiap haddinin aşılması sonucu meydana gelmediği, ilk hasarın teminat kapsamında kaldığı, aracın olay mahallinden çekilmek istendiği sırada frenlerinin tutmaması nedeniyle şarampole yuvarlanarak ikinci hasarın oluştuğu, TTK.’nun 1293. maddesi uyarınca sigortalı, zararı önlemeye, azaltmaya yönelik önlemleri almadığından bu ikinci hasarın teminat kapsamı dışında kaldığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, 4.372.34 TL’nın, 02.08.2007 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Mahkeme hükmü davalı vekiline, 03.06.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi HUMK.’nun 432.maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 21.06.2010 tarihinde harç yatırılarak temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, davalı vekilinin süresinden sonra verilen temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan harcın temyiz eden davacılardan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 28.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.