YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11379
KARAR NO : 2012/12005
KARAR TARİHİ : 05.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sırasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı ihtiyati haciz talibinin kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu Erol aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını davalılara satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiş ayrıca dava dilekçesinde taşınmazların üzerine icra dosyasındaki alacak ve ferileri yönünden ihtiyati haciz konulmasını istemiştir.
Mahkemece, taşınmazlar üzerine dava dilekçesinde gösterilen harca esas değer nazara alınarak ihtiyati haciz konulmuş karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Temyiz konusu, mahkemenin takip dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olarak değil, dava dilekçesinde gösterilen miktara ilişkin olarak karar verilmesidir.
Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise davalı, üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
6100 sayılı HMK’nın ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra tasarrufun iptali davasının asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği belirgin hale gelmiş olup 01/07/2012 tarihinden itibaren açılan davalara asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde görevli mahkeme olarak asliye hukuk mahkemesince bakılacağı açıklığa kavuşmuştur. Somut olayda 11/07/2012 tarihinde İİK.nun 277. ve devamı maddelerine dayanılarak eldeki dava açılmış İİK.nun 281. maddesi uyarınca ihtiyati haciz talebinde bulunulmuştur. Görev konusu re’sen gözetilecek hususlardan olup mahkemece talep hakkında karar verilirken bu konuların gözönüne alınmaması hatalı olup yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu itibarla kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 5.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.