Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/8291 E. 2011/2676 K. 24.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8291
KARAR NO : 2011/2676
KARAR TARİHİ : 24.03.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili davalılardan …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalıya sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece ivazlar arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İptal davasından maksat İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazıldığı gibi alacağın tahsilini temin için borcun doğumundan sonra yapılan tasarruflarının iptaline hükmettirmektir İptal davası ayni bir dava olmayıp şahsi bir davadır. Dava konusu mal lehine tasarruf yapılmış olan 3. kişinin elinde ise iptal davasının konusu o mal veya hak üzerinde cebri icraya devam edilmesi, lehine tasarruf yapılan kişi malı elinden çıkarmış ise o zaman davanın konusu 3. kişinin o malın değeri oranında tazminata mahkum edilmesi gerekir.
Üçüncü kişinin mal veya hakkı dava sırasında elinden çıkarması veya elinden çıkardığının dava sırasında öğrenilmesi halinde, davanın ıslahına gerek olmadan davacı alacaklı davaya bedel davası olarak devam edilmesini isteyebilir veya devralan 4. kişiyi davaya dahil ederek davaya devam edilebilir. Satın alan kişinin davada taraf olması durumunda temyiz eden yönünden hukuki yarar vardır.
Somut olayda davalı borçlu davalı … dava konusu 4211 ada 5 sayılı parsel üzerindeki 5 nolu bağımsız bölümü 18.07.2005 tarihinde üçüncü kişi konumundaki davalı …’a satmış, …’da hükümden sonra ibraz edilen tapu kayıt örneğinden yargılama devam ederken 19.03.2009 tarihinde dava dışı Tayfun Koca’ya satmıştır. Bu durumda davacı alacaklı …. tarafından taşınmazı en son satın alan 4. kişi konumundaki Tayfun Koca’nın kötü niyetli olduğunun ileri sürülmesi halinde adı geçen kişiyi davaya dahil edip etmeyeceği hususunda seçimlik hakkının hatırlatılması, davaya dahil ettiği takdirde kendisine tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması, aksi halde 3. kişi … yönünden davanın tazminat isteğine dönüştüğü kabul edilerek tarafların iddia ve savunmaları dinlenip, delilleri toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 24.3.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.