YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8613
KARAR NO : 2011/9690
KARAR TARİHİ : 22.12.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 144 ada 19 parsel sayılı 2722.68 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, satın alma, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve taksim nedenlerine dayanarak taşınmazın 2/3 payının …, 1/3 payının … adına tescili istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 2/3 payının davacı … …, 1/3 payının davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacılar yararına 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesinde öngörülen edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek sureti ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaz, kesinleşen 144 ada 16 sayılı mera parseline bitişik olmasına rağmen komşu köylerden yerel bilirkişi dinlenilmemiş, taşınmazın bulunduğu yerde 4753 ve 5618 sayılı yasalar gereğince mera tahsis çalışması yapılıp yapılmadığı Köy Hizmetleri ve İl Özel İdare Müdürlüğünden sorulmamış ve tahsis yapılmış ise buna ilişkin belgeler getirtilerek uygulanmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılıp, yapılmadığı Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, yapılmış ise tahsis haritası ve eki belgeler getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazların bulunduğu köye komşu bulunan köyler halkından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu ve tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte mera tahsisi yapılmış ise tahsis haritası ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenerek çakıştırma yapılmak suretiyle uygulanmalı, dava konusu taşınmazın mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız olarak belirlenmeli, teknik bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye elverişli, ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, mera tahsisi ile ilgili işlemin dayanağı mera tahsis haritası ve eki belgelerin kapsamı dışında kalan taşınmazların öncesi kamu malı niteliğinde mera olsa bile, tahsise ilişkin idari işlemlerin kesinleştiği tarihten itibaren bu niteliklerini yitirecekleri ve tahsis tarihi ile tespit tarihi arasında iktisap sağlayan 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolması halinde 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde de öngörülen diğer zilyetlik koşullarının da gerçekleşmesi halinde taşınmazın zilyetlikle kazanılmasının mümkün olduğu göz önüne alınmalı; mera tahsisi yapılmamış olması ya da taşınmazın mera tahsis haritası kapsamında kalması halinde ise keşif sırasında dinlenilecek yansız bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın bitişiğindeki 144 ada 16 sayılı parselin kadim mera olup, olmadığı, dava konusu taşınmazın öncesinin ne olduğu, üzerindeki zilyetliğin hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, taşınmazın öncesinin kamu orta malı mera niteliği taşıyıp taşımadığı ve çevresindeki mera taşınmazından genişletilmek suretiyle elde edilip edilmediği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, taşınmazın fiziksel yapısı ve eğim durumu, hakkında mahkemece yapılacak gözlem ayrıntılı olarak tutanağa geçirilmeli, zirai bilirkişi kurulundan taşınmazın eğimi, toprak yapısı, mera parseli ile arasında doğal ya da yapay sınır veya ayırıcı unsurların bulunup bulunmadığı, bitki örtüsü, öncesinin kamu orta malı niteliğinde mera ya da tarla olup olmadığı ile ilgili, çekişmeli taşınmaz ile komşu parselleri mukayeseli olarak değerlendiren ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, fotoğrafçı bilirkişi aracılığı ile taşınmazı tüm yönleriyle gösterecek fotoğraflar çekilmeli ve fen bilirkişisinden keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli rapor alınmalı, fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmazın sınırları kabaca işaretlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan hususlar göz ardı edilerek, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 22.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.