Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/648 E. 2011/9129 K. 16.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/648
KARAR NO : 2011/9129
KARAR TARİHİ : 16.12.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 123 ada 35, 36, 131 ada 121, 149, 144 ada 44, 84, 150 ada 2, 161 ada 27, 103 ve 266 parsel sayılı 1.044,44, 1.735,35, 11.127,85, 1.981,86, 5.592,51, 2.269,08, 4.668,98, 3.259,79, 8.794,86 ve 6.550,64 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın, keşif giderlerinin verilen kesin süre içinde yatırılmadığı gerekçesiyle ve 3402 sayılı Yasa’nın 36/2. maddesi uyarınca reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesinin ispat külfeti kendisine düşen taraf aleyhine uygulanabilmesi için öncelikle dosyanın keşfe hazır hale getirilmesi, bundan sonra verilecek keşif ara kararında keşif için gerekli olan ve ispat külfeti kendisine düşen tarafça karşılanması gereken giderlerin tek tek gösterilmesi, bu giderlerin toplamından oluşacak keşif avansının mahkeme veznesine yatırılması için kesin süre verilerek kesin süreye uymamanın sonuçlarının yöntemine uygun şekilde ihtar edilmesi zorunludur. Keşif için gerekli olan giderleri, mahkeme heyeti için Harçlar Yasası uyarınca ödenmesi gereken yol tazminatı, teknik ve yerel bilirkişi ücretleri, tanık ücretleri, tanıklar ve yerel bilirkişilere yapılacak tebligat masrafları ile keşif mahalline ulaşım için gerekli olan masraflar oluşturmaktadır. Somut olayda mahkemece, 21.05.2010 tarihli celsede keşfin 23.07.2010 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir. Ne var ki, keşfe ilişkin ara kararında tanıklar ile yerel bilirkişilerin keşif günü hazır edilmeleri için gerekli olan tebligat masrafları belirtilmemiş ve bu masrafların karşılanması için herhangi bir kesin süre de öngörülmemiştir. Bu durumda verilen ara kararının usulüne uygun olduğundan söz edilemez. Diğer taraftan, daha önce keşif mahallinde hazır bulunmaları için yöntemine uygun şekilde davet edilmemiş olan yerel bilirkişilerin zabıta marifetiyle hazır edilmelerine karar verilmesi de usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Mahkemece, bu hususlar gözardı edilerek usulüne uygun bulunmayan ara kararına uyulmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.