YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7642
KARAR NO : 2011/3075
KARAR TARİHİ : 30.05.2011
MAHKEMESİ : DİKİLİ İCRA MAHKEMESİ
Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanık …’ın İİK’nun 338/1.maddesi uyarıca üç aya kadar tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Müşteki vekili şikayet dilekçesinde sanık hakkında tazminat talebinde de bulunduğu halde bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi, yasaya aykırı ise de, temyiz edenin sıfatına göre, Yargıtay C.Başsavcılığının tebliğnamedeki bu yönlü bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir
Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçuna yönelik olarak kurulan hükmün temyiz incelemesi sonunda;
Sanığın üzerine atılı gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan dolayı İİK’nun 338/1.maddesi uyarıca üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilmesi gerekirken, “Sanığın üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına” karar verilmesi yasaya aykırı ise de temyiz edenin sıfatına göre aleyhe bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer taraftan;
Borçlu Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi tarafından, sanığın 01/04/2004 tarihinden beri kira bedelini ödemediği bildirilmiş olmakla birlikte, eki belgelerden 22/7/1990 tarih ve 25 nolu kararla muhtarlık binasının birinci katındaki (1) ve (2) nolu odaların sanığa kiraya verildiğinde çekişme bulunmamaktadır. Sanığın yazılı savunması ekinde bulunan ve Birinci Haciz ihbarnamesinin tebliğinden önceki tarihlere ilişkin 28/04/2009 ve 04/06/2009 tarihli makbuzlardan kira bedeli olarak 150,00 TL ve 250,00 TL.nin tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar kira sözleşmesinde kira bedeli gösterilmemiş ise de geçmiş döneme yönelik olarak emsal uygulamalara göre belirlenmesi mümkün birikmiş kira borcunun bulunduğunun, eş anlatımla Birinci Haciz İhbarnamesine mal veya para borcunun bulunmadığı şeklinde itiraz eden sanığın gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun kabulü gerekmesi nedeniyle tebliğnamedeki bu yönlü bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Ancak;
Sanığın adli sicil kaydı getirtilip dosya içine konulmadan cezalandırılmasına karar verilmesi, yasaya aykırı temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, kısmen istem gibi hükmün BOZULMASINA, 30.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.