YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8859
KARAR NO : 2011/3093
KARAR TARİHİ : 30.05.2011
MAHKEMESİ : ANKARA 4. İCRA MAHKEMESİ
Alacaklısını zarara sokmak kastiyle mevcudunu eksiltmek ve gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçlarından sanıklar …, …, …, …, … ve …’in ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının onama-bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1- Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçuna yönelik olarak kurulan hükmün temyiz incelemesi sonunda;
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına, şikayet dilekçesinde belirtilen Ankara 31.İcra Müdürlüğünün 2008/13471 ve 13472 takip sayılı icra dosyalarında borçlu … tarafından verilmiş mal beyanı dilekçesi bulunmadığına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK.’nun 366. maddesi uyarınca ONANMASINA,
2- Alacaklısını zarara sokmak kasdiyle mevcudunu eksiltmek suçuna yönelik olarak kurulan hükmün temyiz incelemesi sonunda;
A-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesi sonunda;
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına, sanık …’un 17.06.1996 doğumlu olup, adına işlemleri velisi …’un yaptığı ve satış işlemleri sırasında cezai sorumluluğunun olmadığına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK.’nun 366. maddesi uyarınca istem gibi ONANMASINA,
B- Diğer sanıklar …, …, …, …, … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesi sonunda;
Sanıklara isnat edilen suç, İİK’nun 331.maddesinde, “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında; şikayetçinin, sanıkların … plaka sayılı hatlı minibüs ile, … Mah. 6620 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 10 nolu bağımsız bölümü, alacaklılarını zarara uğratmak kastiyle devrettiğini, sanıkların ise diğer borçlarını ödemek amacıyla taşınmazların satıldığını savunmaları karşısında, sanıkların satıştan elde ettikleri değere karşılık ödeme yaptıklarını ispatlayamadıkları, tanık beyanına göre aracın gelirini borçlunun amcası …’un tahsil ettiği, satılan taşınmazın da kira ve depozito bedelinin 02/05/2009 tarihinde yapılan haciz sırasında tanık …’in beyanından …’a ödendiğinin anlaşılmasına göre, 5237 sayılı TCK’nun 37-41. maddeleri de gözönüne alındığında, sanıklara isnat edilen suçun oluştuğunun kabulü gerekmekte olup sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi isabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 30.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.